Google+ boş mideye iki duble viski: En güzel itiraflarım 2

20 Eylül 2011 Salı

En güzel itiraflarım 2

(Buna dün gece parmaklarım klavyenin yerini zar zor bulurken başlamıştım. Şimdi bitiriyorum, çünkü "biz içtiklerimizle değil, içerken düşündüklerimizle sarhoş oluruz.")
Ben hep denedim.
Bıkmadan, usanmadan...
Aslında bu bir itiraflar silsilesi değil bir önceki gibi. Veya eğlenceli değil. Gözümden uyku akıyor, ama anlatmadan duramıyorum işte. Aramızda ne olup bittiğini yazmışımdır daha önce... Farklı kadınlar geçti, gitti; bilincinde olarak sadece o gece sevişeceğimizin. Ama hiç biri o değildi. Ve yapılacak en büyük ezikliği yaptım ben. Bir değil, bir çok kez...
Önce bir mail. Ardından onun için yazdığım blogu belirten bir mail. Ardından bir mesaj. Ardından bir arama. Sonra tekrardan bir mail. Sonra tekrardan bir mail. Ve bir blog daha.
Ondan başkasını gözüm görmüyordu. Her ne kadar piçin allahını oynamaya çalışsam da yoktu işte, içince; sarhoş olunca ondan başkasını düşünemiyordum. Kontrol dışı gerçekleşmesine bağlıyordu psikoloğum; veya en yakın dostum. Ama olmuyordu...
Devam ettim. Sadece fiilen yattığım kadınlar değil, az buçuk ilgi gösterdiğim büyük hatalara kalkışarak. Aklımda hep o vardı tabi; aradığım tek şey onun gidişini dindirecek birileriydi.Ama ne sevdiğimi düşünerek kendimi kandırdığım kadınlar, ne yatağıma kokusunu bırakıp gidenler etkili olamadı. Sonunda yaslandı sırtım duvara bir kez daha.
Sert durmaya çalışsam da; ellerimi kaldırdım. Teslim oldum, ve ikinci dönem başladı bu ay. Aramalarımı sıklaştırdım, mailleri de öyle; mesajlar keza... "You Can't Quit Me Baby" Bir sonraki adım mı? Okuluna gitmek. Geçenlerde terk edilmiş bir arkadaşım; eski sevgilisiyle tekrar buluşmak istediğini; lakin kızın "Bence bu iyi bir fikir değil." cevabını anlattı. Bitmişti, sesi titremişti çocuğun cevap verirken. Benimse verdiğim cevap konuşmanın bitmesine yeterli oldu.

"Sen en azından onunla iletişim kurabiliyorsun."

Yorum Gönder