Google+ boş mideye iki duble viski: 2008

8 Aralık 2008 Pazartesi

Rest In Peace Dimebag Darrell


We miss you, we miss Pantera, we miss The Mass Rocker Cowboy From The Hell, we miss the most unpretentious rockstar from Texas, we miss you... Rest in peace, my king, my idol, my god. It's getting harder to describe my feelings on the 4th year of your death, hope you're watching us all from heaven and smile. Because we will memorialize you again, for the 2nd time on 24.12.2008. Getting harder to type... It should be better to see the lyrics Phil has written... 

What's left inside him?
Don't he remember us?
Can't he believe me?
We seemed like bothers
Talked for hours last month
About what we wanna be
I sit now with his hand in mine
But I know he can't feel...

No one knows
What's done is done
It's as if he were dead

I'm close with his mother
And she cries endlessly
Lord how we miss him
At least what's remembered
It's so important to make best friends in life
But it's hard when my friend sits with blank expressions

No one knows
What's done is done
It's as if he were dead

He as hollow as I alone now
He as hollow as I alone
A shell of my friend
Just flesh and bone
There's no soul
He sees no love
I shake my fists at skies above
Mad at God

He as hollow as I converse
I wish he'd waken from this curse
Hear my words before it's through
I want to come in after you
My best friend

He as hollow as I alone 



7 Aralık 2008 Pazar

Nikola Tesla


Bilgisayar başında facebook senin, sözlük benim gezinirken, bir arkadaşımın Nikola Tesla grubuna dahil olduğunu gördüm. Ulan elektrik mühendisliğinde öğrencisin, itüdesin, Tesla'yı görünce bu kadar heyecanlanıyorsan tüküreyim kalıbına... dediğinizi duyar gibiyim. Napalım, sadece ismini duyduğumda aklıma gelenler "O.... çocuğu Edison" ve "Alternatif Akım"dı. Ama elemanlar güzel bir grup kurup çok da güzel bir biyografi yazmışlar rahmetli için. Bildiğin aydınlandım o derece... 3-5 kişilik ziyaretçi kitlem olan sizinle de paylaşmayı uygun buldum içeriği. (Facebook'taki Nikola Tesla grubundan aynen alıntıdır, onlar da bir buzdolabının el kitabından mı ne çalmışlar... İlgili grup için: http://www.facebook.com/group.php?gid=10643390140

NIKOLA TESLA
İşte size bir ödev:
Ansiklopedilerinizi karıştırıp aşağıdaki soruların yanıtlarım kontrol edin (cevaplar parantez içinde verilmiştir):
1) Radyo’yu kim icat etti? (Marconi)
2) Röntgen makinesini kim icat etti? (Roentgen)
3) Triyot lambayı kim icat etti? (De Forest)
Hazır araştırmaya başlamışken, floresan ampulünü, neon ışıklarını, hız göstergelerini, otomobil kontak sistemini ve radar, elektron mikroskobu ve mikrodalga fırının esaslarını da kimin keşfettiğine bir bakın. 
Muhtemelen, yirminci yüzyılın başlarında dünyanın en tanınmış bilim insanlarından olan Nikola Tesla’dan bahsedildiğine pek rastlamazsınız. Doğrusu, bugün onun ismini duymuş olan çok az insan vardır. Bunu sağladıkları için Thomas Edison ve General Electric’teki ekibine ne kadar teşekkür etsek azdır.
Tesla, birçoklarınca, dört yüz kilometre mesafeden on bin adet uçağı yok edebilecek ölümcül ışınlardan bahseden tuhaf biri olarak kabul edilmiş ve edilmektedir. Yeryüzünü ikiye bölebileceğini bile iddia etmişti. On dokuzuncu yüzyılın sonlarında, ses ve görüntülerin hava yoluyla iletilebileceğini iddia etmiş ve Edison’a, DC (Doğru Akım) elektrik sistemini alıp münasip bir yerine sokmasını söylemişti. İncilere karşı olağandışı bir nefreti vardı ve yanında çalışanların herhangi bir şekilde inci takmasını kesinlikle yasaklamıştı. En tuhafı da, yemeden önce yiyeceklerinin hacimlerini hesaplamasıydı.
Bir başka deyişle, Tesla’nın bahsini duymuş olan herkesin onu birinci sınıf bir kaçık olarak değerlendirmiş olması muhtemeldir.
Ama bazı şeyler değişiyor.
Hayatının son kısmında ortaya çıkmış bütün olağandışı yönleri bir tarafa, Tesla bu bölümün başında saydığım her şeyin ve çok daha fazlasının mucididir. Ama bundan hiç bahsedilmez. Etrafınıza baktığınızda karşılaşacağınız, modern hayatı modern yapan birçok unsurdan bir şekilde o sorumludur.
Hiç şüphe yok ki, Nikola Tesla, Leonardo da Vinci’den beri yaşamış en büyük dehadır.
Peki kimdi bu deha? 

Sırp kökenli olan küçük Nicky Tesla, 1856 yılında, Hırvatistan’ın Smiljan kentinde (o dönemin Avusturya-Macaristan İmparatorluğu sınırlarında) doğmuştu. Olağandışı bir hafızası vardı ve altı dilde konuşmayı öğrenmişti. Avusturya Teknik Üniversitesi’nde dört yıl boyunca matematik, fizik ve mekanik eğitimi aldı.
Ancak Tesla’yı esas önemli yapan, elektrik hakkındaki üstün kavrayışıydı. Elektriğin hala emekleme çağını yaşadığı bir dönemden bahsettiğimizi unutmayın.
Tesla 1884 yılında Amerika’ya ilk geldiğinde, Thomas Edison için çalışmaya başladı. Edison, DC elektrik sistemiyle ilgili ciddi sorunlar yaşıyordu. Tesla’ya, sistemdeki hataları düzeltmesi karşılığında büyük paralar vermeyi vaad etti. Tesla, Edison’u yüz bin dolarlık zarardan kurtardı (bugünkü karşılığı milyonlarca dolar) ama Edison anlaşmanın kendi üstüne düşen kısmını yerine getirmeyi reddetti. Tesla işi bırakınca, Edison’un ekibi onun dehasının gün ışığına çıkmasını engellemek için büyük çabalar sarfetti. Tesla’nın bugün pek tanınmamasının başlıca sebebi budur.
Tesla, elektrik iletimi için daha iyi bir sistem kurdu -bugün hala evlerimizde kullandığımız AC (Alternatif Akım) sistemi. AC’nin DC sistemine göre büyük avantajları vardı. Tesla’nın daha gelişmiş modellerini tasarladığı transformatörleri (bunları keşfeden o değildi) kullanarak alternatif akım voltajı artırılabiliyor ve ince teller vasıtasıyla uzak mesafelere aktarılabiliyordu. DC bunu başaramıyordu çünkü her kilometre karede bir elektrik santrali bulunması gerekiyor ve elektrik ancak çok kalın kablolarla iletilebiliyordu.
Elbette, böyle bir akım sisteminin işe yaraması ancak bu sistemle çalışacak araç gereç varsa mümkündü. Bu yüzden, Tesla, evinizdeki hemen her alette kullanılan motorları icad etti. Bu öyle basit bir başarı değildi; on dokuzuncu yüzyıl sonlarında bilim insanları, alternatif akım sistemine uygun motorların yapılamayacağına, dolayısıyla AC’nin kullanımının tam bir vakit kaybı olduğuna kanaat getirmişlerdi. Ne de olsa, bir akım saniyede altmış defa yön değiştirirse, motor ileri geri sallanmaktan hiçbir işe yaramayacaktı. Tesla bu sorunu kısa sürede çözerek aksini ispatladı.
AC sistemi kulaktan kulağa yayılmaya başlamıştı ve doğal olarak George Westinghouse’un kulağına da ulaştı.
Tesla, Westinghouse ile imzaladığı anlaşmaya göre, satılan her AC kilovatı için iki buçuk dolar kazanacaktı. Tesla, birdenbire, hayalini kurduğu tüm deneyleri yapmasına yetecek paraya sahip olmuştu.
Sanayi onları ‘icat etmeden’ kırk yıl kadar önce, laboratuvarında flüoresan lambaları kullanmaya başladı. Dünya Fuarları’nda ve benzeri sergilerde, cam tüpleri alıp eriterek, onlarla ünlü bilim insanlarının isimlerini yazdı; bugün her tarafta karşımıza çıkan neon ışıklarının ilk örnekleri. Tesla ayrıca, Niagara

Şelaleleri’nde, dünyanın ilk hidroelektrik santralini kurdu. Bütün bunlara ek olarak, arabalar için ilk hız göstergesinin patentini aldı.
Ancak, Edison DC sistemine çok fazla para yatırmıştı ve bu yüzden General Electric, Tesla’nın her yeni keşfini karalamak için elinden geleni yaptı. Edison, sürekli olarak AC elektriğinin DC enerjisinden çok daha tehlikeli olduğunu göstermeye çabaladı.
Buna karşılık olarak Tesla da kendi pazarlama kampanyasını yürüttü. Chicago’daki (yirmi bir milyon insanın katıldığı) 1893 Dünya Fuarı’nda, yüksek frekanslı AC enerjisini kendi vücudundan geçirerek ampullere iletip, AC elektriğinin ne kadar güvenli olduğunu sergiledi. Bu sayede, kalabalığa zararsız elektrik şimşekleri gönderebilir hale geldi. Güzel numara!
Tesla’ya ödenmesi gereken ücret bir milyon doları geçmeye başlayınca, Westinghouse maddi sıkıntılarla karşılaştı. Tesla, anlaşmanın yürürlükte kalması halinde Westinghouse’un ayakta kalamayacağını anlamıştı ve alacaklılarla karşı karşıya gelmeyi de istemiyordu doğrusu. Onun hayali herkesin AC elektriğini ucuz fiyatlarla kullanabilmesiydi. Bu yüzden anlaşmayı yırtıp attı! Dünyanın ilk dolar milyarderi olmak yerine, patentlerinin tamamı karşılığında 216 bin dolar aldı.
1898 yılında, Madison Square Garden’da, ilk uzaktan kumandalı maket gemiyi dünyaya tanıttı. Niyeti, bu icadı uzaktan kumandalı, insansız bir torpido olarak pazarlamaktı ama Savaş Bakanlığı buna karşı çıktı. Ama siz bütün uzaktan kumandalı uçaklar, arabalar, tekneler ve televizyonlar için Tesla’ya teşekkür edebilirsiniz.
Tesla’nın en büyük hayali, tüm dünyaya bedava bir enerji kaynağı sağlamaktı. 1900 yılında, J.P. Morgan’ın yatırdığı yüz elli bin dolarlık sermayeyle, New York’un Long Island bölgesinde, ‘Kablosuz Yayın Sistemi’ adını verdiği kulenin inşaatına başladı. Bu yayın kulesinin amacı, dünyanın telefon ve telgraf ağlarını birleştirmek; hatta görüntülerin, borsa bilgilerinin ve meteoroloji haberlerinin dünyanın her köşesine iletilmesini sağlamaktı. Ne yazık ki, bunun dünyaya bedava enerji sağlamak anlamına geldiğini fark ettiğinde, Morgan projeyi finanse etmekten vazgeçti.
Birçok yoruma göre, ABD hükümeti, Alman casus denizaltıları tarafından yön saptamada bir işaret olarak kullanılmasından endişe ettikleri kuleyi yıktı. Gerçekte ise, Morgan’ın sermayesini geri çekmesinden sonra maddi sıkıntı içine düşen Tesla, borçlarını ödemek için kuleyi düşük fiyata satmıştı.
Tüm dünya onun kaçığın teki olduğunu düşünüyordu. Ne de olsa, ses, görüntü ve elektriğin iletilmesi o dönemlerde duyulmuş şey değildi.
Ancak dünyanın bilmediği şey, Marconi’nin sözde keşfinden on yıl kadar önce, Tesla’nın radyonun temelini oluşturan ilkeleri göstermiş olduğuydu. Hatta, Tesla’nın öldüğü 1943 yılında, Yüksek Mahkeme tarafından, Tesla’nın daha

önceki tarifleri sebebiyle Marconi’nin patentlerinin geçersiz sayılmasına karar verildi. Buna rağmen, radyonun mucidi olarak Tesla’nın adı geçmez. (Not: Marconi’nin radyosu ses değil bir sinyal iletiyordu ve Tesla bunu yıllar önce yapmıştı zaten.)
Yaşamının son döneminde, Tesla’nın iddiaları basın tarafından abartılmaya başladı.
Tesla, Mars ve Venüs’ten radyo sinyalleri aldığını bildirmişti. Bugün biliyoruz ki o sinyalleri uzak yıldızlardan alıyordu ama o zamanlar evren hakkında çok az şey biliniyordu. Basın da onun ‘ahlaksız’ iddialarıyla ortalığı ayağa kaldırdı.
Tesla, Manhattan’daki laboratuvarında, elektrikli bir diyapazonun (Titreştirilince ana seslerden birini veren U biçiminde küçük bir çelik araç -ç.n.) içinde dünyayı meydana getirdi. Buharlı bir osilatörün (Radyoda elektrik titreşimleri meydana getiren aygıt -ç.n.) ayağının altındaki zeminle aynı frekansta titremesini sağladı. Eski Memorez reklamlarında Ella Fitzgerald’ın sesiyle bardakları kırması gibi.
Sonuç mu? Çevredeki bütün mahalleleri etkileyen bir deprem! Binalar sallandı, sıvaları döküldü ve pencereleri kırıldı.
Tesla, bu prensibin, teoride, Empire State binasını yıkmak veya dünyayı ortadan ikiye bölmek için de kullanılabileceğini iddia etti. Yeryüzünün titreşim frekanslarını, bilim bunları onaylayabilecek düzeye gelmeden neredeyse altmış yıl önce belirlemişti.
Yeryüzünü ikiye ayırmak gibi bir şeyi denemediğini de sanmayın. Yani, bir nevi.
1899 yılında, Colorado Springs’teki laboratuvarında, yeryüzüne enerji dalgaları göndermiş ve bunlar da doğal olarak kaynaklarına geri dönmüşlerdi. Aynı ilke bugünün güvenilir sismik deprem istasyonlarının temelidir. Dalgalar geri geldiklerinde, daha fazla elektrik gönderdi.
Sonuç mu? Kayıtlara geçmiş en büyük insan yapımı şimşek: Tam 40 metre! Hala kınlamamış bir rekor! Beraberinde oluşan gök gürültüsü otuz beş kilometre öteden bile duyulmuştu. Laboratuvarın etrafındaki çayırın üzerini tuhaf bir mavi alev kaplamıştı; tıpkı St. Elmo’nun Ateşi gibi. Ne yazık ki, yerel güç şebekesinin teçhizatını havaya uçurmuştu ve bu deneyi bir daha asla tekrarlayamadı.
Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıcında, hükümet umutsuz bir şekilde Alman denizaltılarım tespit edebilmenin yolunu arıyordu, iyi bir yöntem bulması için Thomas Edison görevlendirildi. Tesla, gemilerin tespit edilmesi için enerji dalgalarının kullanılmasını önerdi -yani bugünkü radarların. Edison, Tesla’nın önerisini gülünç olarak niteledi ve dünya bu keşfin yapılması için bir yirmi beş yıl daha beklemek zorunda kaldı.

Yaşam boyu yaratıcılığı için ödülü ne mi oldu? Tesla’dan başka herkese verilen Edison Madalyası! Edison’dan işittiği bütün hakaretlerin üstüne gerçek bir tokat.
Daha nice anekdotlar aktarılabilir.
Sektörün kendisini bilim literatüründen dışlama çabası (belli ki çok başarılı olmuşlar) yüzünden yirmi yıl boyunca bir nevi sürgün hayatı yaşadı. Sermayesi olmadığı için deneyemediği teorileri sayısız defterin üzerinde kaldı.
Modern dünyayı icat etmiş olan adam, 7 Ocak 1943 tarihinde, 86 yaşındayken, neredeyse meteliksiz bir halde hayata gözlerini yumdu. Cenazesine iki binin üzerinde insan katıldı.
Tesla, yaşadığı süre boyunca, yüzden fazla patent almıştı. Sürekli beş parasız olmasaydı Edison’un rekorunu da geçe,bilir-di belki. Yaşamının son otuz yıllık kısmında, maddi imkanları patent işlemlerinin çok azını karşılamaya yetti.
Tesla, Edison ve döneminin birçok mucidinden farklı olarak, fikirlerine bilim tarihinde daha önce hiç rastlanmamış özgün bir düşünürdü. Ne yazık ki, dünya onun kadar yaratıcı insanlara hak ettikleri maddi takdiri veremiyor. Sadece bu fikirleri alıp basit, kullanışlı ürünlere çeviren kişileri ödüllendiriyor.
Bugünün bilim adamları hala onun notlarını inceliyor. En başarılı uzmanlarımız onun dünyaya yayılmış teorilerini şimdi anlıyor. Örneğin, tasarladığı döner alanlı türbin motorun, modern araçlarla birleştirildiğinde, bugüne dek üretilmiş en yetkin motorlardan biri olduğu anlaşılıyor. Kriyojenik (Kriyojeni, derin soğutmanın eş anlamlısıdır -ç.n.) sıvılar ve elektrikle yaptığı deneyler, modern süper iletkenlerin temelini sağlamıştır. Bir elektronun düşük yüklü parçalarına işaret eden deneylerden bahsetmiştir; yani, bilim adamlarının 1977 yılında nihayet keşfettikleri, kuarklar! (Fizikte, temel parçacıklardan oluşan bileşen -ç.n.)
İnanılır gibi değil!
Belki tarihin, gerçek bir dehayla karşılaştığında bunu anlayabileceği günler de gelecektir

I've Hurt Myself Today...

Kimler dinler, kimler sever bilmiyorum ancak hakikaten çok güzel bir şarkısı var Nine Inch Nails'in. Hatta Johnny Cash tarafından da coverlandı her ne kadar bizim malak Türk gençliği bu şarkıyı Johnny Cash'in sansa da... İki versiyonun da kendine göre güzel yanları var, bize de kulaklarımızın pasını sildirmek kalıyor. Ben Nine Inch Nails versiyonunu daha çok beğendim, yağmurlu bir havada, elde sigara varken, deniz kenarında dinlemek çok harika etkiler yaratıyor bünyede. Aynı etkiyi yaratan diğer şarkıların listesi(şahsidir):

Pantera-Suicide Note pt.1
Max Payne Soundtrack-Max Payne Theme
Revolver Sountrack-Fear Me
Corrosion Of Conformity-Shelter
Death-Voice Of The Soul
Deftones-No Ordinary Love(cover)
Down-Where I'm Going
Kyuss-Space Cadet
God Is An Astronaut-Far From Refuge
Pantera-Floods
Audioslave-Like A Stone
Audioslave-The Last Remaining Light
Opeth-Benighted

Daha fazla ekleme yapmayayım, zaten blog'u okuyan toplam 3 kişi falan... ziyaretçi sayısı yerlerde sürünüyor, intihar mintihar da eder bu üç kişi, tiraj 0'a iner. 

Yukarıda bahsi geçen şarkının iki farklı versiyonu da aşağıdadır, hangisini daha çok beğendiğinizi oylamayı da unutmayın. 

Nine Inch Nails-Hurt


Johnny Cash-Hurt



Hangi biri?

View Results
Create a Blog Poll


29 Kasım 2008 Cumartesi

Drunk...


Sitting in the bar, with one of the homies from Southtown... We are here because of his stupid plans about banging ladies. But the thing is, everyone in the bar came by little boy girl groups. No bang bang droogie! Sorry for you, haha. Looking at people, conformist ones... Only thinking about themselves and their partners gonna f..k with 'em. Some of them aren't comfortable with their bangers. Girls... Absorbing money... One of them is staring at me like a cat watching its meat. Sick of them all, sick of all the people who only care about their own needs. Just leave me alone mate, all i want is to be drunk, be alive again. Damn it... 

24 Kasım 2008 Pazartesi

Bir önceki kayda tepkili olanlara ithafen...

CORROSION OF CONFORMITY-DOUBLEWIDE LYRICS
New, the sky is clear, you reappear
And I lost my way a million to one and you come around when the day is done

And I wonder which one knows ?
And I wonder which one goes ?

I'm doublewide.. I'm doublewide

And I don't have a reason, something's gone wrong
And I still don't remember, I been here too long
Gonna lose my way behind the sun
Then I'll come around when the day is done

And I wonder which one knows ?
And I wonder which one goes ?

I'm doublewide.. I'm doublewide

Over time, on judgement day, overdrawn passion play
If I die before I wake, I think I got an even break

I'm doublewide....


Sayın pizza kölesi,  gerçek hayatta da kim olduğunuzu bilmekle beraber, bir önceki gönderimle ilgili(Anlamsız isimli olan) tepkinizden dolayı iletimi tekrardan değiştirmiş bulunuyorum. Aynı zamanda tepkinizi burada açığa çıkararak(senin ........ ......... akıllı ol yoksa a...... ......... ...........) şeklindeki çıkışmanızı burada yazarak sizi rencide etmek istemem, amma ve lakin değiştiğimin ispatı da ahanda bu şarkı sözleridir. Ne güzel çalıyon lan Pepper Keenan abi... Özellikle de şarkının şu kısmıyla beraber kopmuş bulunmaktayım...

Gonna lose my way behind the sun
Then I'll come around when the day is done

23 Kasım 2008 Pazar

Komik

Ekşi sözlüğü bilmeyenimiz yoktur... Oradaki tek bir entry, seneler boyu aklımda kalacaktır. Ve her hatırladığımda yüzümde güzel bir tebessümden çok, sıfatımda kahkahalar oluşmasını sağlayacaktır. İşte o entry...

Başlık: yaran youtube yorumları

Entry: kavak yelleri adli dizinin yeni sezon ilk bolumune gelen yorum:

ya sikim amını bu dizinin bokunu çıkardılar amına koyim bide diyolarki efeyle aslı yakışıyo lan siktiğimin çadır ağızlısıyla neresi yakışıyo yamuk ağzına vereyim efeeee pörtlek gözlü sik kafalı amına koyim insan kardeşim dediği arkadaşının sevgilisine aşık olurmu ilk bölümüne baktım belki düzelir dedim ama hala aynı bok efe götverennn ağzını yüzünü sikim senin.

(bkz: cadir agizli)

Yazar: sabaton

Kendisine selam eder, başarılarının devamını dilerim. 

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=13980896

Marv


"worth dying for, worth killing for, worth going to hell for. amen!"  

"i love hitmen. no matter what you do to them, you don't feel bad."

"that's one damn fine coat your wearing"

Marv(Sin City)

Anlamsız

Öncelikle, blogu açtığımdan bu yana bir sene falan oldu, daha doğrusu, önceden de bu adresle ulaşılabiliyordu çok değerli ve ilgi gören(!) yazılarıma. Ancak mail adresindeki değişiklik sebebiyle yeniden bir sayfa açmak zorunda kaldım. Aynı adreste... Aynı yazılarla... Lakin şimdi -albüm kritiklerine, duygusal veya duygusuz yazılara ve bilimum yazdığıma- bakıyorum ve hakikaten vay anasını, ne çabuk geçmiş ulan zaman demekten alamıyorum kendimi. Geçen seneyi hafiften bir hatırlayınca da, çeşitli acıların arada bir kendilerini rüyalarımda hatırlatmasıyla ufak tefek de olsa Freud'un psikanaliz konusunda kısaca bahsettiği ölüm içgüdüsü pompalanıyordu vücudumda bir yerlerde... Bir kutu antibiyotiği boğazdan geçirebilmek için su değil de viski kullanmak sanırım şimdiye kadar intihar ve ölüme yaklaşmak konusunda uyguladığım en zirve yöntemlerden biriydi. İşin garip tarafı, ben intihar etmek istemiyordum. Sadece ölümün nefesini birazcık da olsa ensemde hissetmek istiyordum. Hani ben bunu bir yapayım, sonraki yarım saat içinde düşünürüm elimde içkim, ağzımda sigaramla, bu dünyada ne yaptım, ne yapamadım, neden geldim, neden gidiyorum cinsinden. Ölmesem bile aksiyonun mide yıkanmasıyla sonlanacağını düşünüyordum, ama ne karaciğer varmış bende de arkadaş yahu, az bir baş dönmesinden sonrasını hatırlamıyorum. Galiba sarhoş olmuşum, yazdığım ileti çok dikkatimi çekti... "This question haunts my mind, will we survive this night... 22.07.1989-21.11.2007" Winamp'teyse Pantera'dan The Sleep açık... Duraklatılmış... Şimdiyse o günün anısına bir kez daha iletiyi aynı şekilde düzenledim. Ancak bu sefer iletinin nedeni farklı. Nedeni şu, yarın ölmeyeceğini kim iddia edebilir şu aptal dünyada? En extreme, en hardcore yaşayan adamın ölme riskiyle en mülayimin ölme riski aynı. Fifty-fifty. Kardeş payı... Bu yüzden de, "22.07.1989-23.11.2008 This question haunts my mind, will we survive this night..."


20 Kasım 2008 Perşembe

Arch Enemy-Anthems of Rebellion Albüm Kritiği


Arch Enemy'nin insanlara tanıtılması -özellikle erkekler arasında- "Abi bir karı var, sarışın, taş gibi fiziği var ve hayvancıl böğürüyor... bir eöğğğğğğğ yapıyor ben anında eriyorum" şeklindedir. Ben de Arch Enemy'ye o tanımdan sonra merak sardım. O merakla bir gaz bir gaz... Kendimi bir anda Hammer Müzik'te çalışan çok sevgili Alper'e "Arch Enemy'nin hangi albümleri var hacı?" sorusunu sorarken buldum ki o anda Alper'in kaderimi değiştirecek cevabı geldi. "Anthems Of Rebellion var abi. Tam arşivlik..." "İyi öyle olsun bakalım..."

Albümün kapak tasarımı beni etkilemişti. Gerçekten de beğenmiştim tasarımı. Sırada albümün cd player'da dönme aşaması vardı ki bir albümü ilk dinleme safhaları en sancılı safhalardır benim için. Ama albüm bir içim suydu.(Yoksa bir içimlik su olan sarışın hatun, brutal vokalin prensesi Angela Gossow muydu?)

Bir iki kez dinledikten sonra albüme ısınma safhası başladı ve ezber safhasıyla beraber albüm rafın demirbaşları arasındaki yerini aldı.

Albümdeki şarkıların sıralanışı son derece güzel yapılmış. Sürekli olarak cıncıntıstıs öaargh ile kafa şişirmemişler. Tam yerine koyulan duraklama noktaları var albümde. Bu iki duraklama noktası "Marching On A Dead End Road" ve "Anthem".

Marching On A Dead End Road hoş bir akustik parça ve şarkının sonlarına doğru albümdeki "Dead Eyes See No Future"ın notalarının akustik olarak çalması insanı derinden etkiliyor...

Diğer durak parçası Anthem'de ise tam bir marş havası seziliyor. Şarkının Arch Enemy Marşı olmasıyla ilgili bir hikayesi var mı bilinmez ama bence Arch Enemy marşı için uygun iki parçadan biri. (Diğeri ise Stigmata...)

Asıl parçalara bakacak olursak Tear Down The Walls isimli bir introdan sonra başlayan ilk üç parça tam lokomotif parça ayarında.

Silent Wars insanı adeta kendinden geçiriyor. Kafa sallamadan durmak mümkün değil bu parçada. Boyundaki kasları harekete geçiriyorsunuz bir içgüdüyle. Hemen ardından patlatılan We Will Rise, Silent Wars'a göre daha ağır bir parça. Ama nakarattan önceki bridgeleriyle olsun, verselerdeki klavye katıklı ritmleriyle olsun, insanın Arch Enemy'ye ısınmasını sağlıyor. Bu şarkının en güzel yanlarından biri de şarkının sonunda giren sololar. Dead Eyes See No Future'da tekrar eski süratine kavuşuyor grup. Albümün en etkileyici rifflerine sahip şarkı. Şarkının sonlarına doğru başlayan duraklama ile insan daha da etkilenmeye başlıyor, davul ritmlerinin ordu trampetlerine benzer şekilde devam etmesi, araya klavyenin de karışması kendinden geçiriyor insanı bir kez daha. Sonra tekrar Angela Gossow(Diva Satanica)'nın sesinin yükselmesiyle tekrar albümün sizi soktuğu moda giriyorsunuz.

Bu üç parçadan sonra eski modunuza giremiyorsunuz belki ama kafa sallama içgüdüsüne sebep olan hormonların salgılanması devam ediyor vücudunuzda.
10 numaradaki parça ise Arch Enemy soundunda başlıyor ama nakaratlara gelince biraz afallıyorsunuz. Çünkü nakaratlarda clean vokaller var ama bu vokaller Diva Satanica'ya ait değil. Ama clean vokaller şarkıya yumuşaklık katmıyor. Yine tam gaz devam ediyorsunuz şarkıya...

Albümün söz ve müzikleri grubun gitarlarını üstlenen Christopher Amott ve Michael Amott'a ait. Davul ritmleri ve atakları, gitarlar ve baslar arasında tam bir takım çalışması var. Sözlerin sahibi Amott kardeşlerse söz yazmadaki yeteneklerini bir çok kez olduğu gibi yine güzelce sergilemişler. Arch Enemy'nin karşı tavrı, asi tavrı bu albümde de var her albümde olduğu gibi. Dinlenmesi gereken bir albüm, "Tam arşivlik..."

Arch Enemy:
Sharlee D'Angelo:baslar
Angela Gossow:vokaller
Christopher Amott:gitarlar
Michael Amott:gitarlar
Daniel Erlandsson:davullar

Kadro ile ilgili not: Amott kardeşlerin tam bir ritm-lead ayrımı yok. Farklı şarkılarda farklı çalabiliyorlar.

Anthems Of Rebellion:
1-Tear Down The Walls(intro)
2-Silent Wars
3-We Will Rise
4-Dead Eyes See No Future
5-Instinct
6-Leader Of The Rats
7-Exist To Exist
8-Marching On A Dead End Road
9-Despicable Heroes
10-End Of The Line
11-Dehumanization
12-Anthem
13-Saints And Sinners

Cavalera Conspiracy-Inflikted Albüm Kritiği


Sepultura, Arise olsun, Chaos A.D. olsun, Beneath The Remains olsun, bir çok başyapıt niteliğinde albüm bırakmıştı metal müzik piyasasına. Aynı zamanda Brezilya'lı bir çok grubun da önünü açmıştı hani. Zira Sepultura, -bana göre en büyük patlaması- olan Chaos A.D.'ye kadardı. Çünkü Chaos A.D. eski-kafa death metal ile Brezilya'nın etnik müziğini güzel bir şekilde sentezleyen bir albümdü. Daha sonra Roots ile beraber şarkılar, yerini türkülere bırakmıştı, lakin ben Roots'u keşfedince bile bırakamadım Sepultura dinlemeyi… Neden mi? İnsan idolüyle özdeşleşince onu dinlemekten de vazgeçemiyor. Ha, Max Cavalera'nın da karı(gerçek anlamıyla)  davasına grubu terk etmesiyle, ben de çoğu Sepultura dinleyicisi gibi, Soulfly'ı çılgınlıkla beklemiş, ilk albümden itibaren de takip etmeye başlamıştım. Soulfly yükselişine devam ederken bir yandan da Igor Cavalera, Sepultura'ya Max'siz devam etmeye çalışıyordu. Ancak Sepultura, Max'in ayrılmasıyla beraber tam bir çöküş dönemine girmişti. Max ise gruptan ayrılırken, belki bugün çoğumuzun aklına gelmeyen bir cümle kullanmıştı: “Bir gün Igor ile yollarımız yeniden kesişecek…”

 

Ve olaylar gelişti… Yıllar sonra Cavalera biraderler kafakafaya verdi. Cavalera Conspiracy'yi kurdu ve şu an playlistimde sık sık dönen, adeta loop'a bağlamama sebep olan bir albüm çıktı piyasaya. Albümün kimyasını tek bir şekilde açıklayabiliyorum, Soulfly'ın Dark Ages(2005)’ı ile Sepultura’nın Chaos A.D.'(1993)sinin güzelce karılması sonucu oluşmuş, beton gibi bir albüm. Lirikler ise dünyanın en az adil ülkelerinden biri olan -hoş, hangi ülke adalet dağıtıyor tartışılır- Brezilya üstüne. Daha doğrusu Sepultura ve Soulfly'daki politik tavır, Cavalera Conspiracy'de de devam ediyor.

 

Gelelim albümün dikkat çeken parçalarına…

Inflikted, girişiyle bana Babylon(Soulfly)'u hatırlattı. Max’in güzel vokalini tekrar duymak kulağımızın pasını siliyor ve albümle ilgili güzel ipuçları veriyor. Albümde gitarı eline alan Marc Rizzo ağabeyimiz, çakmış döşemiş soloları. Soulfly'da da güzel işler çıkaran Rizzo'nun kariyeri boyunca attığı en güzel sololardan bir tanesi şahsi kanaatimce.

 

Albümün 4. şarkısı Dark Ark, etnik bir davul partisyonu ile başlıyor. Igor'un davulda olduğunu, twinlerin sert yapısından çözebiliyoruz.  Hani Soulfly da güzel gruptu bana göre, lakin Iggor'un eksikliği buram buram hissediliyordu. (Bu cümleyi tüm albüm için kullanıyorum) Metronomu arada bir değişen hoş bir parça. Şarkı, başta duyduğumuz etnik davul ritmi ve Rizzo'nun yazdığı duygulu ve –bana göre- session soloyla bitiyor..

 

Hearts of Darkness, albümde dikkatimi çeken bir diğer parça. Yaklaşık dört buçuk dakikalık şarkıda da güzel güzel öten gitarla beraber Max'in kesik ve sert vokalleri göz dolduruyor, pardon, kulak dolduruyor.

 

Inflikted, Max fanları için 24 Mart 2008'de raflarda yerini aldı. Kayıtlar 2007 yazında Los Angeles'taki Undercity Studios'ta, zamanında Soulfly ve Machine Head'de çalmış olan Logan Mader ile beraber yapıldı. Albümün misafir sanatçıları arasında Pantera ve Down'dan tanıdığımız Rex Brown ile Max Cavalera'nın üvey evladı Ritchie Cavalera bulunuyor. Boşuna demedik, aile içi albüm diye. Albümün ilk single'ı Sanctuary'nin sansürlenmiş videosunu buradan

izleyebilirsiniz. Sansürlenmemiş hali ise grubun resmi internet sitesinde bulunmakta.

 

Playlist:

1.         "Inflikted" - 4:32

2.         "Sanctuary" - 3:23

3.         "Terrorize" - 3:37

4.         "Dark Ark" - 4:54

5.         "Ultra-Violent" - 3:47

6.         "Hex" - 2:37

7.         "The Doom of All Fires" - 2:12

8.         "Bloodbrawl" - 5:41

9.         "Nevertrust" - 2:23

10.       "Hearts of Darkness" - 4:29

11.       "Must Kill" - 5:56

 

Kadro:

Max Cavalera – Vokaller ve gitar

Marc Rizzo - Gitar

Joe Duplantier – Bas gitar

Igor Cavalera - Davul

 

Grubun resmi internet sitesi

Lamb Of God-Ashes of the Wake Albüm Kritiği


Ocak ayındaydık. Yakın bir arkadaşımla albüm takası olayına girmiştik. Yerlerde Maiden, Death, Slipknot cdleri boca olmuştu adeta. Aralardan bir cd çıkardı eleman. Al, bu da son cd, dinlersin kafan bozulduğunda; dedi...

Ertesi gün dershaneye gidecek olmanın verdiği iğrenç sorumluluk duygusuyla uyandım. Dershane falan derken berbat bir gün daha bitti ve gün sonunda cd çalara takılacak albüm arayışları başladı. Gözüme kestirdim asetat kalemiyle log-ashes of the wake yazılmış cdyi... cdyi takmamla hareket etmek, headbang yapmak, pogo yapmak, kafayı duvarlara vurmak için bir içgüdü depreşti içimde. İşte albümle tanışmam aynen böyle oldu....

Albüm sert... Yani açıklamak için başka bir kelime bulamıyorum şahsen.Öfkeyi yansıtmak,dışa vurmak için ideal bir müziğe sahip zaten Lamb Of God. Gitar riffleri sık duyduğumuz,veya bize başka şarkıları çağrıştıran rifflerden değil. Sağlam ve tonları sertlik bakımından yeterli. Davullarda adını sık sık duyduğumuz Chris Adler var. Teknik ritmlerinden, ataklarından, çift kroslarından taviz vermemiş bu albümde de. Ayrıca ritmleri sürekli kendini tekrarlamıyor albüm boyunca. Baslar yine albümün içine tabiri caizse gömülmüş. Bunun albüm soundunu kötü yönde etkilediğini söyleyemem. Çünkü gitar rifflerinde ara ara tizler de var.

Albümün lirikleri ise salt öfke içeriyor. Zaten bir deathcore/new wave of american metal albümünden başka türlü lirikler beklemek imkansız. Harika lirikleri olduğu söylenemez ama o liriklerin melodik bir şekilde Randy tarafından kulaklarımın zarını patlatmak üzere olması harika bir duygu veriyor bana.

Albümün en dikkat çeken parçası bana göre yarı-enstrümental(biliyorum böyle bir terim yok ama Randy'nin sesi çok kısa bir süre duyuluyor) parça "Ashes Of The Wake". Gitar riffleri biraz daha melodik bir parça olmakla beraber Randy'nin bu şarkıdaki vokallerinin diğer parçalara nazaran daha yumuşak olması dikkat çekiyor. Lirikleri yine diğer parçalarla aynı mantığa sahip. Bu şarkıda metronomun sürekli değişmesi nasıl oluyor da Chris Adler'ı etkilemiyor diye kafa patlattığım tek şarkı "Ashes Of The Wake".

Albümün lokomotif parçası "Omerta" Çok basit gitar riffleri üzerine kurulmuş bir parça olmasına rağmen insanı dinlerken adeta eritiyor. Hızlı bir parça değil ama gaz yapıyor. Şarkıyı dinlerken öfkenizi dışarı kusacak yer arıyorsunuz.

Bir diğer sağlam parça ise "Blood Of The Scribe". Nakaratları insanı hem lirikler bakımından,hem de melodik bakımdan- derinden etkiliyor.

Albümde şiddetle tavsiye edebileceğim parçalar : Remorse Is For The Dead, Hourglass, Break You, Now Your've Got Something To Die For, What I've Become, The Faded Line.
11 şarkıdan oluşan albümün playlisti ise şöyle :

1-Laid To Rest
2-Hourglass
3-Now Your've Got Something To Die For
4-The Faded Line
5-Omerta
6-Blood Of The Scribe
7-One Gun
8-Break You
9-What I've Become
10-Ashes Of The Wake
11-Remorse Is For The Dead

Öfke kusmak istiyorsanız, dünya üzerinde gerçekleşen olaylara canınız sıkılıyorsa, hayat denilen sert hocadan bir tokat daha yediyseniz suratınızın ortasına, hükümetlerden; züppeliği ve para harcamayı marifet sanan insanlardan , başkaldırmaya yeltenmeyen prototiplerden sıkıldıysanız, bu albümün cd çalarınızda dönme vakti gelmiştir.

NOT: Eğer hayattan bir beklentiniz kalmamışsa, melankolik modlarda iseniz, sofrada rakı balık varsa, bu albüm atom etkisi yapar onu söyleyeyim. Duygularınız iyice karışır. Kısaca melankoli havası estiriyorsanız bünyenizde, bu albümü dinlemek çok da akıl karı değildir, ben baştan uyarayım....

 

Lamb of God-Sacrement Albüm Kritiği

Lamb Of God, 2004 çıkışlı "Ashes of the Waker" ten beri albüm bağlamında aktif bir grup gibi durmuyordu. Ancak Ozzfestr'teki tam anlamıyla "deli" performansı ve konser kaydı, belgesel karışımı şeklinde çıkardığı DVD ile yeni hayranlar toplamaya ve ufkunu genişletmeye ara vermedi.

Grup, 2006 yazına albüm çıkarma gibi bir planla girdi veya girmedi ama 2006'da bombayı patlattı. "Sacrament"in raflardaki yerini alması metal camiası için güzel bir yenilik oldu. Özellikle de "A Headbanger's Journey" gibi metal tarihi ile ilgili gelmiş geçmiş en iyi belgeselde çıkmaları, ve albümü belgeselden sonra patlatmaları işin içinde biraz ticari strateji olduğuna dair göz kırpıyor bizlere.

Albümde klasik Lamb Of God tonlarına rastlamak pek mümkün değil, gitar tonları biraz daha yumuşak duruyor eski albümlere göre. Davulda Chris Adler yeteneklerini göstermekten hiç çekinmemiş. Riffler ise eskiden hiçbir şey kaybetmemiş. Randy'nin vokallerine gelince, şarkılarda biraz daha geride kalıyor gibi dursa da, insanı öfkeli olmaya teşvik etmeye devam ediyor. Son bir dipnot, albümde klavye etkileri fazlasıyla hissediliyor.

Şarkılara bakacak olursak, albüm "Walk With Me In Hell" le başlıyor. Klavyenin kendini en çok belli ettiği şarkı bu. Özellikle isminden de belli ettiği gibi Lamb Of God'ın inançlarını su yüzüne çıkaran bir şarkı, veya olmayan inançlarını.

Playlist'e bakmaya devam edersek ikinci şarkı "Again We Rise". Bu şarkı sözlerine de dikkatlice bakıldığında insanın adeta tüylerini diken diken eden bir şarkı. Yeterince gaz olduğu da söylenilebilir ancak asıl gaz şarkı bundan hemen sonra geliyor, yani "Redneck"...

Redneck'in rifflerinde insan biraz duraksayıp kendine "Dimebag Darrell dirildi de Lamb Of God'a mı geçti?" diye soruyor çünkü riffler fazlasıyla Pantera'yı hatırlatıyor. Ancak burada bazıları "Pantera'dan özenmişler..." diye düşünürken bazıları da "Pantera'ya saygı olsun diye riffler böyle...." diye düşünüyor. (Aynı Red Hot Chili Peppers'ın "Dani California" klibinde insanların düşüncelerinin onları iki kategoriye ayırması gibi) Şarkının klibi ise izlemeye değer. Kliple beraber Randy'nin itici imajının gitmiş, yerine kepkel maço erkek imajı geldiğini görüyoruz ki bu da çoğumuza "Oh be..." tepkisi verdirtiyor. Tabi Randy'de ki imaj değişikliği ve kafayı kazıtma olayı da bize bir kez daha Pantera'yı hatırlatıyor.

Pathetic ve Foot To The Throat için aynı şeyi söyleyeceğim, albümde nefes almamıza vakit bırakmayacaklarını belli ediyor grup bu iki şarkıyla. Ancak daha sonra gelen bomba, dinleyenleri tam anlamıyla eritiyor.

Descending, grubun inançsızlığını bir kez daha anlamamızı sağlıyor ki biz de genel olarak onlara katılarak "Yürü be abi, helal be abi..." şeklinde sloganlar atıyoruz. Şarkının nakaratı insanı derinden etkilemeye yeterli oluyor. "This god that i worship(is a faded reflection), this demon i blame(a flickering flame), conspire as one, exactly the same, exactly the same..." ("Tapındığım bu tanrı, sadece kayan bir yansıma, Suçladığım bu şeytan parıldayan bir kıvılcım, tek olarak saldırırlar ve kesinlikle aynılar...."). Şarkının başlangıcında gitar rifflerinin sek bir biçimde derinden gelmesi ve daha sonra davulun girmesi, yukarıda yazdığım dörtlüğe girildiğinde gitarlardan gelen riffler şarkının playlistinizde binlerce kez dönmesini sağlıyor...

Blacken The Cursed Sun ile devam ediyor playlist ve bir kez daha "Adamlar bu işi biliyor yaa" diyorsunuz dinledikçe. Çünkü Lamb Of God'ın nakaratlarla şarkıya vurucu özellik kazandırması, ve bu işi de bu kadar iyi yapması insanı ister istemez moda sokuyor.
Bu şarkılardan sonra insan artık bir stop, bir yavaşlama, veya bir akustik parça bekliyor ama grup durmuyor, vuruyor da vuruyor. Forgotten(Lost Angels), Requiem, Beating On Death's Door ve More Time To Kill parçalarıyla pogo yapmaya tam gaz devam ediyorsunuz. En sonunda da "Vay be, ne albümmüş..." tepkileriyle içkinizi yudumluyorsunuz.

Lamb Of God'un klavye etkilerine, yumuşamış gitar tonlarına rağmen sertliğinden hiçbir şey kaybetmediğini ispatladığı bir albüm Sacrament. NWOAHM severlerin arşivinde kesinlikle bulunması gereken bir albüm, bu türü sevmeyen arkadaşların bile en az bir kez dinlemesi gereken bir albüm...

Grubun resmi internet sitesi
İzlenesi Redneck klibi


Lamb Of God:
Randy Blythe - vocals
Mark Morton - guitar
Will Adler - guitar
John Campbell - bass
Chris Adler - drums

P.O.D.-Payable On Death Albüm Kritiği

Lise döneminde aşırıya kaçarak dinlediğim bir müzik türüydü nu-metal. Limp Bizkit olsun, Korn olsun, Deftones olsun, POD olsun... İyice MTV gruplarına kaçmamaya çalışsam da sonuçta ticari amaçla herşeyi birbirine katan Limp Bizkit, ana-babalarıyla sorun yaşayan blu çağı çocuklarını şarkılarında konu eden Korn ve türevleri o dönem dinlemeye bayıldığım şeylerdi.

Sonra bir anda Matrix Reloaded'ın soundtrackine para verme gibi bir içgüdü oluştu içimde. Rob Zombie, POD, Marilyn Manson gibi isimler yer alıyordu albümde. O albümde beni en çok etkileyen şarkı POD'un Sleeping Awake şarkısıydı. Klibiyle büyülenmiştim, şarkı da çok hoşuma gidiyordu. Hatta o kadar hoşuma gidiyordu ki o şarkıyı lisenin bahar şenliğinde çalmıştık grupla.

Herşey o konserden sonra gelişti zaten. Nu-metal yeni çizilmiş yol gibi birşey oldu benim için o dönem. POD de bu yolu aşmam için tutacağım taksi...

POD tür olarak Christian Rock/Nu Metal diye adlandırılıyor. Doğru ya da yanlış ancak bildiğim birşey var ki, kendi türünde çok başarılı bir grup. Her ne kadar "Elementals Of Southtown" albümündeki imajları "gelsin karılar, alemlere akalım" tarzında olsa da... Bu imajın esas sebebi de nu-metalin rock ile rap'i aynı çatı altına zorla sokmasıydı.

Ancak daha sonra gelen albümler Satellite, Payable On Death ve Testify'da grubun havası biraz daha değişti. Artık liseli kızlara sarkan dinine bağlı yeni yetme çocuk imajından kurtulmuş gibilerdi ki tanıtacağım albüm de POD'nin zirve yapmasını sağlayan albüm.

Wildfire albümdeki giriş parçası, groovy bir ritmle başlıyor ve diğer şarkılardan ayrılmasını sağlayan da güzel nakaratı ve bridge kısmındaki sağlam davul atakları. Olgun bir şarkı esasen...

Will You ile devam ediyor albüm ve bu şarkı akılda kalıcı nakaratı ve riffleriyle dikkat çekiyor. Biraz manitaya söylenilecek şarkı gibi duruyor ki gerçekten de öyle. Genelde açılamadığım hatunlara konserde gözüne bakarak söyleme hayalini kurduğum bir şarkı. Özellikle de şarkının ortasındaki duraklama bölümü cidden hoş. Şarkıdaki clean ve rap katıksız vokale sahip nadir yerlerinden.

Change The World'le devam ediyor albüm. İsminden de anlaşılabileceği gibi bu şarkı biraz daha etrafındaki herşeyi belki dünyayı bile tek bir kelimeyle değiştirebileceğini ima ediyor insana. Veya nakaratta başka birşey diyor vokal olan arkadaş ama ben anlayamıyorum.

Revolution bazı arkadaşların tabiriyle cöncön bir basla başlıyor sonra rapcore etkili vokalleriyle devam ediyor. Bu şarkıda en beğendiğim bölüm ise solo. Çok basit bir şey olsa da hoş bir solo. Solo kısmına gelindiğinde "Of ulan keşke hiç bitmese..." diye geçiriyorum içimden. Sonra vokal giriyor, gitarın soloya devam etmesi ve vokalle beraber şarkıya giren akustik gitar şarkıya başka bir hava veriyor. Albümde tasvip ettiğim parçalardan...

Find My Way albümdeki bir diğer tasvip ettiğim parça. Bu şarkıda da piyano var ekstradan ki şarkının belki de güzel olmasını sağlayan tek şey odur kim bilir. Ancak nakarat kısmındaki "I still got long ways to go, so far away from home" sözleri, Mersin'den İstanbul'a gelirken kulağımda bir bant gibi sürekli olarak döndü.

Albümde bir de enstrümental parça var. Eternal... Her dinleyişimde farklı bir tat alırım bu şarkıyı. Özellikle içilen bir cumartesinin hemen akabinde gelen sabah elimdeki kahveyi ve sigarayı tamamlayabilen tek şarkıydı, ki hala öyle. Artık bu tür müzik beni sarmasa da Eternal muazzam şarkı... "Bu ne lan vilvilvil" demediğiniz sürece dinlenmesi gereken bir şarkı...

Sleeping Awake, Matrix'in soundtracki olan, bana göre POD'nin yaptığı, ve yapabileceği en iyi parça. Matrix'in soundtracki olması için bence biraz da kasmışlar. Çünkü nakarat "Dreaming of Zion awake..." diye başlıyor. Basit bir şarkı belki ama tema olarak diğer bütün şarkılardan ayrı bir yeri var benim için. Nakaratta sadece geri vokallerle değil, davulun zillerinde çınlayan ritmle bile etkileniyorsunuz. Bu şarkıyı dinlerken aklıma hep Matrix'in en aksiyonlu janjanlı sahneleri gelir, ta ki şarkının solo kısmına kadar. Solodan önce ağırlaşan şarkıda, sözler, bas gitarın daha bir ön plana çıkması insana bir kez daha varoluşunu sorgulamasına davet ediyor. Bu şarkıda dikkatimi çeken bir şey var bir soundtrack olmasına rağmen klibinde filmden görüntüler yok. Matrix teması var fazlasıyla ancak hep gönderme halinde.

Diğer kritiklere göre bu biraz farklı oldu çünkü şu anda sık dinlediğim ve dinlemeye bayıldığım bir albüm değil Payable On Death. Nu-metal camiası için arşivlik bir albüm. Hoş, şimdi öyle bir camia da yok, 1990'lardaki nu-metal, şimdiki metalcore'a tekabül ediyor. Tabi bu benim şahsi görüşüm. Site yönetiminin farklı müzik türlerine hoşgörüyle yaklaşalım kampanyasının ilk bölümü burada bitiyor.

Parça Listesi:
1. Wildfire
2. Will You
3. Change the World
4. Execute the Grounds
5. Find My Way
6. Revolution
7. Reasons
8. Freedom Fighters
9. Waiting on Today
10. I and Identify
11. Asthma
12. Eternal

Kadro (Albüm)
Vokal: Sonny
Davul: Wub
Bas: Traa
Gitar: Truby

Kadro (Güncel)
Vokal: Sonny
Davul: Wub
Bas: Traa
Gitar: Marcos

NOT: Orijinalini geçen sene aldığım bu albüm bana Atlantic Records'un adeta gol atmasına sebep oldu. Albümde bonus olarak belirtilen "Space" şarkısı internetten, albüm cd'si bilgisayarın içindeyken indirilebiliyor. CD'nin içindeki iki video da quicktime programının yeni versiyonunu istiyor. Son versiyonunu yükledim yine açılmadı. A........ k............. p......!

Grubun resmi internet sitesi: www.payableondeath.com

 

Pantera-Cowboys From Hell Albüm Kritiği

Slayer, Megadeth, Testament… Bu grupların bir ortak noktası vardı. Hepsi de sert gitar tonlarıyla, sağlam davul ritmleriyle ve tabiri caizse kamyoncuya benzeyen tipleriyle yepyeni bir akıma öncülük ediyorlardı: THRASH METAL.

Öte yandan Guns N Roses, Bon Jovi ve bilimum türevlerinin bulunduğu, ayaklarından deri çizmelerini; başlarından kovboy şapkalarını, bandalarını eksik etmeyenlerin müziği, "redneck"lerin gözde müziği vardı: GLAM ROCK.

Bu iki tür tam olarak zıttı. Birini dinleyen öbürünü dinleyemez türünden yargılar ortaya atılırdı sürekli. ..

Kovboy şapkalarını ve deri çizmelerini üç albüm boyunca seve seve giyinmişti Pantera. On altı yaşındayken kasabadaki zengin piçlerine gitarı ile ağızlarının payını veren, on yedi yaşında hepsinde birinci olduğu için bölgesel gitar yarışmalarından men edilen Darrell Lance Abbott, grubuna yeni bir yön çizme çalışmalarına başlamıştı üçüncü albümden sonra. Deri çizmeler yerini patlak converselere bırakıyordu Pantera bünyesinde. Bu değişimde Terrance yerine gelen Phil'in etkisi tartışılmazdı. Artık Pantera, Metallica'nın, Slayer'ın açtığı kapıdan girmeye hazırlanıyordu.

90ların başında Pantera dördüncü albümü adeta patlattı: "Cowboys From Hell". Albüm Pantera'nın 180 derece dönüşünü gerçekleştirdiği albüm olarak tanımlandı camiada.

Albüm son derece sert.. Giriş şarkısı Cowboys From Hell, giriş şarkısı olmanın ve albümle aynı adı taşımanın yükünü kaldırıyor rahatlıkla. Phil'in çığlıkları ve Dime'ın kesik riffleriyle thrash ruhunu adeta yansıtıyor bu şarkı. Şarkıyı dinleyince aklıma hep elinde Jack Daniels şişesiyle Dimebag Darrell, sahnede oradan oraya atlayan Phil, geri vokal yaparken bile hafif hafif headbang yapan Rex geliyor.

Albümün bir diğer şarkısı Cemetery Gates ise özellikle solosu ve akılda kalan nakaratlarıyla albümün baskın parçalarından biri. Diğer parçalardan biraz daha yumuşak olmasına rağmen demirbaş olmayı hak eden bir şarkı Cemetery Gates. Şarkının sonundaki çığlıklarla, Dime'ın gitarından çıkan tek ses o kadar uyumlu ki, adeta kendinizi başka bir diyarda buluyorsunuz.

The Sleep parçasının da diğer parçalara göre biraz daha yumuşak olduğunu söylebiliriz. Ancak şarkıdaki hafif hüzünlü hava, distortionun bir anda girmesi, Phil'in vokalleri, ve şarkının ortasını sabırsızlıkla beklememizi sağlayan solo 'yumuşakça falan' demeyip dinlememizi sağlıyor şarkıyı.

Albümün, adeta eğlenceli bir girişe sahip olan parçası, The Art Of Shredding. Akılda kalıcı ve kesik kesik riffleri, bazen Dime ve Rex'in de vokallere katılmasıyla koro haline dönüşen vokallerle süsleniyor şarkı.

Diğer lokomotif parçalar ise Domination, Heresy, Primal Concrete Sledge.
Albümün çıkmasıyla Pantera üyelerindeki imaja dahil değişmelere bakacak olursak, gruptaki her üye -Phil hariç- kollarına birer CFH dövmesi yaptırmaktan çekinmemiştir. Phil ise iyice aykırıya kaçarak o dövmeyi başına yaptırmayı tercih etmiştir.

Darrell Lance Abbott'a cebinden ve boynundan eksik etmediği jilet anlamına gelen "Dimebag" lakabı bu albümle verilmiştir.

Cowboys From Hell:
1- Cowboys From Hell
2- Primal Concrete Sledge
3- Psycho Holiday
4- Heresy
5- Cemetery Gates
6- Domination
7- Shattered
8- Clash With Reality
9- Medicine Man
10- Message In Blood
11- The Sleep
12- The Art Of Shredding

Pantera:
Darrell Lance Abbott: solo gitarlar, ritm gitarlar
Rex Brown: bas gitarlar
Vince Abbott: davullar
Philip Anselmo: vokaller

Pantera-Far Beyond Driven Albüm Kritiği


Herkesin özdeşleştiği gruplar vardır. Örnekleme kısmını bir kenara bırakıp özdeşleştiğim grubun tahmin edeceğiniz üzere Pantera olduğunu söyleyerek başlıyorum. Lise sonda tanıştığım grup yaklaşık bir buçuk senede hayatımı fazlasıyla etkiledi. Yalnız Pantera fanı olmama rağmen "Vulgar Display Of Power" veya "Cowboys From Hell", grubun diğer albümlerini her zaman geride bırakmıştı. Diğer albümleri neden çok sık dinlemedim diye de düşünmeye vaktim olmadı hiç. Ancak bu albümü geri planda bıraktığımın farkına varınca, Şahan'ın "Dişi Yakarış"taki Cengiz Budak karakterinin "Allah'ım nasıl bir hatadır, nasıl bir hatadır?" haykırışlarını içimde tutamadım.


Albümü tek bir kategoriye koymaktansa çeşitli etiketlemeler yapmak daha mantıklı geliyor şu an. Southern Metal, New Wave Of American Heavy Metal, Thrash Metal, Groovy Metal diye uzar gider bu albümün etiketleri çünkü albüm kesinlikle tek düze bir albüm değil ve daha önceki iki başyapıt olmayı başarmış albüme (cowboys from hell, vulgar display of power) nazaran daha karanlık bir havası var. Her ne kadar Pantera ilk 4 albümünden sonra bambaşka moda girdiyse bu albüm de farklı bir Pantera'nın startı denilebilir. Vokaller de daha sert yine önceki iki albüme göre ancak gitar ve bas tonları konusunda -genel olarak- yorum yapmak gerekirse bir değişimin olmadığı söylenebilir.
Strength Beyond Strength parçasıyla başlıyor albüm. Metronomu yüksek ve son derece gaz bu parça, albümün geri kalanıyla ilgili fikir sahibi olabilmek için yeterli değil kanımca. Lakin Dimebag Darrell'ın jilet gibi riffleri ve Phil Anselmo'nun öfke kusan vokali şarkıyı güzel bir açılış parçası kılmaya yeterli oluyor. Son kısımda giren soloda Darrell tabiri caizse tecavüz etmiş gitara ve mızıka, klavye ve gitar karışımı, üçü bir arada bir ton elde etmeyi başarmış. Kısa ve kolay bir solo olsa bile sonuç olarak farklı bir şey meydana getirdiği için şapka çıkarmak lazım gruba kanımca.


"Becoming" albümdeki ikinci parça. Fazla efektli bir ana riff'e sahip olan şarkı gaz kesmeden albümü dinlemeye devam etmemizi sağlıyor. Şarkının lirikleri hayata sıkı sıkı tutunmaya başlamış birini anlatıyor. Sololarda yine fazlasıyla efekt var ki aslında bu albümü önceki iki albümden farklı kılan bir özellik de bu.


5 Minutes Alone şimdiye kadar dinlediğim en spontane Pantera şarkısı. Hayatım boyunca "Bu şarkıyı ayık kafayla mı yazmış lan bu herifler?" diye düşünmeye devam edeceğim. İlk iki nakarat boyu efendi(!) ve sıradan giden şarkı solonun girişiyle beraber sapıtıyor. Solonun bitimiyle tekrar yavaşlıyor. Tek parça değil de üç parçayı playliste koymuş ve üstüste dinlemiş izlenimine kapılıyorsunuz sonra başa dönüyor ve ilk şarkı çalmaya devam ediyor sanki.
Albüm I'm Broken'la devam ediyor. Son derece groovy rifflere sahip şarkı insanı kendinden geçirmeye niyetli görünüyor. Lokomotif parça diye adlandırmak çok da yanlış olmaz sanırım. Albümün en neşeli ve şirin parçası bence. Aynı zamanda eski günleri en çok hatırlatan parçası. Yine Dimebag Darrell'ın kulaklarını çınlatıyoruz kullandığı ekipmanı ve çektiği tonu düşünerek.
Good Friends And A Bottle Of Pills ile ilgili yorum yapmak için çok sağlam içmiş olmak lazım diye düşünüyorum. Şarkının lirikleri arkadaşı uyurken, onun sevgilisini düzen bir herifi anlatıyor. Şarkıda thrash metal ile ilgili bulabileceğiniz tek şey maçoluk ve hayvanlıkla ilgili lirikler.
Shedding Skin albümün bana göre en dikkat çeken parçalarından biri. Rifflerde ilginç bir karanlık, sözlerin söylenişindeyse melankoli kokusu alıyoruz buram buram. Deri yüzen bir adamı anlatan şarkı melankoliyle sertliği bir araya getirmiş yegane Pantera parçası diye de adlandırılabilir. Tabi bu dediklerim sadece şarkının ilk bölümü için geçerli bir yandan da. Şarkı iki nakarattan sonra flange'li bir efektle daha az karanlık ve daha sert bir havaya bürünüyor. Kesinlikle dinlenmesi gereken bir parça.
Use My Third Arm, şarkının adında meymenet yok dedirtebilir bazı arkadaşlara. Ancak bizdeki tripod veya üç bacak esprisiyle alakası yok şarkının.Yine sapık sözlere sahip bir şarkı. Ama, sorarım sana ey itü rock camiası, hangimiz sapık sözlerden hoşlanmıyor ki?


Albüme güzel bir Black Sabbath parçası olan "Planet Caravan" coverını outro yapmayı uygun bulmuş grup ki bu da albümdeki melankolik havayı tamamlayan son parça olmuş adeta.
Hard Lines Sunken Cheeks, Slaughtered, Throes Of Rejection, 25 Years'ı da anlatarak yazıyı uzatmaktansa, bu parçaları genel sounddan çok farklı olmadıkları için tam gaz gidiyor diye nitelendiriyorum. Albümle ilgili notlara bakacak olursak, albüm Dimebag Darrell'ın isminin son halini aldığı albüm. Daha önce Diamond diye tabir edilen rahmetli efsanevi gitaristimiz, albümle birlikte Dimebag sıfatını kapmış. East West Records etiketiyle çıkan albümün kapağı sansürlenip bugünkü halini almış. Albümün sansürlenmemiş kapağını http://metaljesusrocks.com/gallery/d/89-1/far1.jpg adresinden görebilirsiniz. Dinlenesi bir albüm, thrash metal ile alakası olmayan veya Pantera ile alakası olmayanların bile raflarında yer alacak kalitede bir albüm. Şiddetle tavsiye edilir.

Playlist:
1. Strength Beyond Strength
2. Becoming
3. 5 Minutes Alone
4. I'm Broken
5. Good Friends And A Bottle Of Pills
6. Hard Lines, Sunken Cheeks
7. Slaughtered
8. 25 Years
9. Shedding Skin
10. Use My Third Arm
11. Throes Of Rejection
12. Planet Caravan 

Pantera-Vulgar Display of Power Albüm Kritiği


Pantera, 1990 çıkışlı Cowboys From Hell albümü ile voleyi tam anlamıyla vurmuştu. Son derece eğlenceli bir albümdü Cowboys From Hell, tam anlamıyla bir imaj değişikliğiydi aynı zamanda, grubun adeta kendini bulmasıydı. Thrash metal değildi albüm, en azından saf thrash metal olmadığı kesindi... Müzik olarak, ritmler olarak biraz groovy, biraz thrashti, vokaller scream katkılıydı.. İyi bir sentezdi.

1992'de ise Pantera ikinci bombayı patlattı. "Vulgar Display Of Power" önceki albüme göre biraz daha karanlıktı, öfke dozajı arttırılmıştı fazlasıyla. Grubun çizgisinde hiçbir değişiklik yoktu. "ben yaparım, asarım keserim" ana fikri devam ediyordu ki fanların da bundan pek bir şikayeti yoktu, aynı şekilde ben de grubun bu halini seviyordum.

Gitar tonlarında ise distortionda bazı değişiklikler olmuş bu albümde, eski tiz distortionlar yerini daha kirli tonlara bırakmış. Davul ritmleri aksaklığını korumakla beraber ataklarla beraber daha bir coşmuş.
Albüm tracklist olarak çok sağlam bir sıralamaya sahip. "Mouth For War" ile başlıyor, sizi kendinizden geçirmeye yetiyor zaten bu şarkı, özellikle şarkının bridge bölümündeki riff, insanı ister istemez biraz maçoluk yapmaya teşvik ediyor.

A New Level'ın riffleri ise başlangıçta groovy, daha sonra thrash moduna giriyor. Phil'in bu şarkıdaki vokallerinde sert kalmaya devam ediyor. Eski şarkılarından veya bu albümdeki şarkılarından pek de farkı yok A New Level'ın...

Walk, grubun biraz da saygıyı hakettiğini gözlerimize sokuyor. Çünkü sözlerdeki agresiflik had safhada. "Arkamdan konuşma ulan!" demeye de getiriyor biraz Phil bu şarkıda. Şarkının sözleri ekstra dikkat çekmekle beraber, şarkının ritmi biraz bayık kalıyor. Sadece bir iki rifften oluşması şarkının biraz basit olmasına sebep olmuş. Her ne kadar bu, şarkının gaz olmasını pek etkilemese de... Şarkının soloları ise gerçekten eğlenceli. Özellikle de soloda Dimebag'in iki elle yaptığı(iki eli de gitarın sap kısmında adeta kayıyor) bölüm son derece tatlı olmuş.

Fucking Hostile'la devam ediyor albüm. Bu şarkıda groovy dalgasından uzak durmuş Pantera. 2 dakika 50 saniye süren şarkı son derece hızlı başlıyor ve son derece hızlı bitiyor. Bu şarkı nedense her dinlediğimde bana Explotied'ı hatırlatıyor o da apayrı bir konu...

This Love, slow başlangıcıyla, clean vokalleriyle cidden albümün en karanlık şarkılarından. Şarkıyı klasik bir Pantera şarkısı olarak adlandıramıyorsunuz. Özellikle de klip insanı büyüleme yetiyor. Ancak nakarata girildiğindeki coşma efektiyle beraber siz de coşuyorsunuz ve kafa sallama başlıyor. Tekrar tekrar dinlenebilecek, her dinlendiğinde farklı tatlar verebilecek nadir şarkılardan biri This Love. Şarkının 2. nakarata girmeden önceki sözleri adeta ikiye bölüyor insanı... "I'll kill myself for you, I'll kill you for myself..."(Senin için kendimi öldürürüm, kendim için seni öldürürüm...)

This Love'dan sonra gelen Rise adeta zor bir güne uyanamamak ve ardından ev arkadaşınızın sizi uyandırmak için kullandığı soğuk duş etkisi yaratıyor. Çünkü This Love'ın sonuyla beraber uykuda hissediyorsunuz kendinizi, pis bir dünyada, pis bir pansiyonda uykuya dalmışsınız ve karşınızdaki ücretini cüzdanınızdan alıp gidiyor. Ondan sonra Rise girince uyanıyorsunuz adeta. Rise ise çok da süper bir şarkı değil, ancak ayıltıcı etkisi için dinlenebilir bir şarkı. Walk'ta olduğu gibi bu şarkı da tek gitarla kaydedilmiş ve soloya girince ritm gitarın eksikliği hissediliyor ama bu da şarkıya aynen Walk'ta olduğu gibi bambaşka bir hava veriyor.

Daha sonraki şarkı No Good(Attack The Radical)... Bu şarkıda başlangıç riffleri diğer şarkılara göre biraz farklı, biraz daha melodik... Nakaratları çok hoş bir şarkı olmakla beraber Phil Anselmo verse'leri sesini kalınlaştırarak söylemiş. Bunun örneklerine Cowboys From Hell, This Love şarkılarında da rastlamıştık.

Live In A Hole, Regular People, By Demons Be Driven da Mouth For War'ın lokomotifliği yaptığı (hem ilk şarkı olması bakımından, hem de albümün en sağlam parçası olması bakımından) albümün diğer vagonları.

Albümün bitişi için Cowboys From Hell'de ki The Sleep gibi yavaş bir parça olan The Hollow seçilmiş. Ancak bu şarkının ilk 3 dakikası cidden yavaş, temiz vokaller, akustik gitar katkılarıyla beraber en az This Love kadar güzel bir şarkı. Dinledikçe Dimebag Darrell'ın ölümünü hatırlatıyor insana. Şarkı kardeşi kadar yakın saydığı arkadaşını kaybeden bir çocuğun, onu kaybettikten sonra ki yakarışlarını ve tanrıya duyduğu öfkeyi anlatıyor. Zaten ilk 3 dakikada yakınmalarını, ağıtlarını duyuyoruz; daha sonra da tanrıya duyduğu öfkeyi sert bir şekilde duyuyoruz şarkıda bahsi geçen elemanın.

En az Cowboys From Hell kadar güzel bir albüm Vulgar Display Of Power. İnsanı kendinden geçirmeye yetecek parçalara ve güzel dinlenme parçalarına sahip. Her tür metal dinleyicisinin arşivinde saklamak isteyeceği bir albüm. Tabi bu benim görüşüm, Pantera fanı olmam da bu görüşü etkilemiş olabilir...

Soilwork-Figure Number Five Albüm Kritiği


Soilwork'le tanışmam aslında çok uzun bir süre önce olmamıştı. 2006 sonbaharında konser verecekti grup ve benim grupla uzaktan yakından alakam yoktu. Daha sonra dinlememi tavsiye etmişlerdi ve ben yine arkadaşları pek sallamamıştım. Grup Türkiye'ye konserini "terör olaylarını" bahane ederek iptal etmişti ki ben o sırada da Soilwork dinlemiyordum, sadece yaptıklarını ayıp olarak nitelendirip geçmiştim.
Ama bir gün, ilginç bir şey oldu. Vadide klasik bir geceydi, nereden geçtiyse grubun şarkıları bilgisayarımdaydı (ciddi kimden aldığımı bile hatırlamıyorum) ve winamp'ta sırayla dizili olan mp3ler arasından bir anda, Departure Plan çalmaya başladı ve şarkı bittiğinde hemen ekrandaki herşeyi kapatıp şarkının kime ait olduğuna baktım.
Soilwork'le tanışmam bu şekilde olmuştu aslen. Tamamen tesadüf... İşin hikaye kısmını bir yana bırakırsak Soilwork, Melodik Death Metal yapıyor olsa da aslında At The Gates'in açtığı kapıdan geçmeyerek kendi yolunu çizen bir grup ki bu da grubu bence özgün yapmaya yeterli. Ancak kendi yolunun şimdiki metalcore gruplarıyla ve In Flames'in Clayman albümünden sonraki haliyle kesişmesi biraz gruba karşı biraz da olsa antipati duymasına sebep olabilir bazı dinleyicilerin.
Albüm hazmı zor bir albüm olmamış. Yani şarkıları ezberleyip, metroda mırıldanmak çok zamanımı almadı. Çok zor, teknik parçalar da yok aslında, ama insanı çeken bir şeylerin var olduğuna kanaat getirdim. Fakat bunun ne olduğunu hala çözebilmiş değilim.

Rejection Role ile başlıyor albüm. Özellikle şarkının nakaratı çok hoş. Nakarattan önceki bölümlerde Björn Speed Strid'in tükürükler saçarak söylediği bölümler de şarkıya sertlik katmayı başarmış. Industrial Metal seven arkadaşların dikkatini çekecek klavye partisyonları da tam yerine oturtulmuş bence. Solodaki sadelik ve kendini ön plana çıkarmak konusunda olmayan çaba şarkıyı benim için albümün favorilerinden yapıyor.

Mindmaker albümdeki sevdiğim şarkılardan. Bir davul atak örneklmesiyle başlıyor şarkı ve güzel gitar riffleriyle devam ediyor. Zaten vokalin sesine hayran kalmamak elimde değil, nakaratıyla da tabiri caizse eriten bir şarkı. Lirikleri de nakarat kadar insanı etkiliyor.

Downfall, klavyenin iskeleti oluşturduğunu düşündüğüm şarkılardan. Sanki gitarlar klavye üstüne yazılmış gibi. Şarkıda nakarat öncesi hardcore etkili vokaller de cuk oturmuş şarkıya. Ortada giren sert riffle beraber sanki sıradaki şarkı çalmaya başlamış gibi hissediyor insan ama soloyla beraber şarkıyı eski havasına çok güzel bağlamış grup. 10 üzerinden 7 alır rahatlıkla...

Cranking The Sirens sonradan keşfettiğim bir şarkı. Keşfettiğime sevinmedim de değil hani. Çok sarmadı beni, ama dinledikçe bağlanıyor insan şarkıya. Başka diyarlara alıp götürmüyor insanı ama "şirin" bir şarkı... Diğer şarkılarda olduğu gibi bunda da vokalin nakaratta kadife sesiyle söylemesi çok hoş olmuş.

Departure Plan, albümün en ağır parçası. Aynı zamanda Industrial Metal'e en yakın parçası... Liriklerinde her insan farklı birşeyler bulabilir. Ancak ben yeni yetme emolar ve yeni yetme gotiklere taş attığını düşünüyorum. Özellikle de "you'll never ever hurt yourself again" kısmı bu konudaki hipotezimi doğruluyor... İnsanı ayakta durmaya, zorluklarla savaşmaya iten bir şarkı...

Distortion Sleep, hoş bir parça olmuş. Kış günlerinde dinlenebilite katsayısı daha da yükseliyor. Nakaratta bu sefer -kendilerine göre- farklı bir şey denemiş grup. Sürekli olarak o kadife sesiyle söylemeye devam etmiyor nakaratı "Speed". "One will stand and another will fall down!" derken brutal vokale geçiş çok sağlam olmuş. Aynı zamanda lirikler bakımından -şahsi görüşümdür- en felsefi yönünü bu şarkıda sergilemiş grup.

Figure Number Five tam arşivlik bir albüm, sadece melodic death metal dinleyenler bir baksın diyemem bu yüzden. Prodüksiyon ve plak şirketi zaten çok sağlam. Nuclear Blast etiketiyle 2003te bir kilometre taşı çıkmış zamanında, ve bu kilometre taşını da dinlemek farz görünüyor...

NOT: Albümde iki tane misafir sanatçı var. Birincisi Figure Number Five şarkısında back-vocale yapan, Hatelight ve The Defaced gruplarından Jens Broman, ikincisi ise Brickwalker'da tef çalan, Fenerbahçe'nin transfer edeceği oyuncuları çağrıştıran ismiyle Richard Larsson...

Playlist:
1. Rejection Role
2. Overload
3. Figure Number Five
4. Strangler
5. Light The Torch
6. Departure Plan
7. Cranking The Sirens
8. Brickwalker
9. The Mindmaker
10. Distortion Sleep
11. Downfall 24

Kadro:
- Björn "Speed" Strid - Vocals
- Peter Wichers - Lead Guitars
- Ola Frenning - Lead Guitars
- Ola Flink - Bass Guitar
- Sven Karlsson - Keyboards
- Henry Ranta - Drums

Soulfly Biyografi

Bazı adamlar vardır metal dünyasında... Trajik ölümleri vardır. Cliff Burton, Dimebag Darrell, Chuck Schuldiner ve adını sayamadığım bir sürü metal şehidi. Bazı adamlar vardır. Onların trajik yaşamları vardır. Rahat yüzü görememişlerdir. Bıkkınlık duymazlar asla; sıkılmazlar ve yılmazlar. Mücadele etmeye, ayakta kalmaya devam ederler. Aralarında bir tanesi vardır ki, beni yerle bir eden olaylarda onu anar ve "adam nelere karşı bırakmadı savaşını, ben de bırakmayacağım" diye düşünürüm. O adam, rastalı saçları, uzun sakalı, (çekinmeden ben bu tellerden başka tel kullanmıyorum diyerek alt üç telini söktürdüğü) Warlock'ıyla hepimizin yakından tanıdığı Max Cavalera'dır.

Max1985 yılında Sepultura ile başlamıştı Max Cavalera profesyonel anlamda müzik yapmaya. Sepultura'nın bu kadar üne kavuşacağını, dünyada adından bu kadar çok bahsedileceğini kendisi bile tahmin edemezdi. Daha sonra menajeri, eşi ve kardeşinin baskıları, diğer elemanların Max'in tavırlarından hoşnutsuzluğu nedeniyle bırakmak zorunda kaldı Sepultura'yı. Üvey evladını yitirme acısı yetmiyormuş gibi Sepulnation'ı da bırakmak zorunda kalmasıyla Max'e ilk kuşatmayı yaptı hayat. Peki Cavalera kalesinden çıkıp teslim oldu mu? Cevap hepimizin tahmin edebileceği gibi "Hayır!"

Daha sonra Soulfly projesine girişti. Roy Mayorga, Marcello Rapp, Jackson Bandeira ile tamamladı kadrosunu. Daha sonra grubuyla aynı ismi taşıyacak albümü için misafir sanatçıları seçti. Kalabalık bir liste oldu tabii ki. Listede kimler yoktu ki? Fred Durst, DJ Lethal, Dino Cazeres, Chino, Eric Bobo, Burton Bell, vs. Prodüktör koltuğuna ise Ross Robinson (Roots albümüne el atan adam) geçti.

Albümün aldığı tepkiler çok iyiydi. Herkes kabulleniyordu Soulfly'ın sağlam bir albüm çıkardığını. Kısacası yazılacak tarihin ilk çağı başlamıştır. Bu albümdeki en göze batan nokta ise "Eye for an Eye" parçasının eski grubunu hedef alması sebebiyle en sert vokalleri içermesidir.

Daha sonra ikinci albüm için çalışmalar başlar. Max kadroyu değiştirme alışkanlığına kapıldığı için bu albümdeki "diğer" sanatçılar Mikey Doling, Joe Nunez (Kerry King'in tavsiyesiyle gelir gruba bu şahıs) olur. Misafir sanatçılar ise: Tom Araya, Chino, Corey Taylor, vs. Prodüktör olarak ise Toby Wright seçilir.

Jumpdafuckup bu albümdeki favorim olur. Malum Chino gibi bir yetenek Max Cavalera ile tekbilek olunca böyle bir şarkı sadece benim değil bir çoğunun favorisi olur.

III albümü ise eleştiri oklarını üstüne çekmesine sebep olur Soulfly'ın. Soulfly'ın en zayıf albümü olarak nitelendirilir. İlk iki albümün artıklarından yapılmış olduğunu savunur çoğu insan formu. Haksız da değillerdir. Max yavaş yavaş ikinci kuşatma altına girdiğinin stresini taşımaya başlamıştır.

MaxKadroda yine değişiklik farz olmuştur artık Soulfly için. Dördüncü albüm bu eleştirileri, Soulfly bitti artık tabularını yıkmalıdır. Yeni kadroya ise Bobby Burns, Marc Rizzo ve Joe Nunez girer. Bu albümde dinsel temalar ağırlıktadır. Şimdiye kadar çıkan en sağlam Soulfly albümüdür bendeniz için. Renklidir albüm. Farklıdır. Şöyledir böyledir ve enerjiyi açığa çıkarır Soulfly bu albümüyle.

Bu albümden sonra işler kötüye gitmeye başlar. Son kuşatma başlar Max'in hayatında. Bu kuşatma en ağır kuşatma olur. İki acı ölüm üstüste gelir. Yakın arkadaşı Dimebag Darrell şerefsizin tekinin kurşunlarıyla can verir. Büyük oğlunu da kaybedince Max, hayat kuşatmasına karşı beyaz bayrağı çekecek gibi bir izlenim verir bana. Heavy metal dünyasının bir rock'n'roll kralını, Dimebag Darrell'ı kaybetmesinden sonra Max Cavalera'nın da beyaz bayrağı çekecek olmasıyla ilgili kuşkularım betimin benzimin atmasına sebep olur. Ama Max Cavalera neden bir METAL TANRISI olma potansiyeline sahip olacağını o dönem gösterir. Yılmamıştır. Beyaz bayrağı bırakın çekmeyi, elini bile sürmemiştir o bayrağa. Çünkü Dark Ages yoldadır. Albümün ismiyle ilgili şu açıklamayı yapar Max:

"Bence albümün isminin Dark Ages olmasının bir nedeni de o dönemin benim için de oldukça karanlık geçmesiydi. 2004 yılı aralık ayının sonlarında albümü yaparken, Moses ve Dimebag'i kaybetmemiz... Bizim için çok karanlık bir aydı. Bir yılı bitirmek için çok karanlık bir yoldu"

SoulflyGerçekten de karanlık dönemi -özellikle Staystrong adlı parçasıyla- bu albümde çok iyi yansıtmıştır Max Cavalera. Albümün bir diğer özelliği ise Bleak adlı parçada Ayasofya'da çalışan insanların metal üzerine vurarak çıkarttığı ekoların bulunması. Albümün bana göre demirbaşlarını da sayayım: Staystrong, Innerspirit, Bleak, I and I, Corrosion Creeps, Fuel The Hate, Soulfly V, The Dark Ages.

Artık o METAL TANRISI olma potansiyeline sahip biri değildir, o bir METAL TANRISIdır. Beyaz bayrağı çekmekten kaçınan, sert duruşundan taviz vermeyen, zorluklara göğüs germeyi bilen bir METAL TANRISI.


Grubun çıkardığı albümler

Dark Ages (2005)
01. The Dark Ages
02. Babylon
03. I And I
04. Carved Inside
05. Arise Again
06. Molotov (with Billy Milano and Paul Fillipenko)
07. Frontlines
08. Inner Spirit (with Nemanja "Coyote" Kojic)
09. Corrosion Creeps
10. Riot Starter (with Dave Ellefson)
11. Bleak
12. (The) March
13. Fuel The Hate
14. Stay Strong (with Ritchie Cavalera)
15. Soulfly V

Prophecy (2004)
01. Prophecy
02. Living Sacrifice
03. Execution Style
04. Defeat U (with Danny Marianino)
05. Mars
06. I Believe (with Asha Rabouin)
07. Moses
08. Born Again Anarchist
09. Porrada
10. In The Meantime
11. Soulfly IV
12. Wings (with Asha Rabouin)

3 (2002)
01. Downstroy
02. Seek 'N' Strike
03. Enterfaith
04. One
05. L.O.T.M.
06. Brasil
07. Tree of Pain
08. One Nation
09. 9-11-01
10. Call to Arms
11. Four Elements
12. Soulfly III
13. Sangue De Bairro
14. Zumbi

Primitive (2000)
01. Back To The Primitive
02. Pain [w/ Chino Moreno (Deftones)]
03. Bring It
04. Jumpdafuckup [w/ Corey Taylor "#8" (Slipknot)]
05. Mulambo
06. Son Song [w/ Sean Lennon]
07. Boom
08. Terrorist [w/ Tom Araya (Slayer)]
09. The Prophet
10. Soulfly II
11. In Memory Of... [w/ Cut-Troat Logic]
12. Flyhigh

Soulfly (1998)
01. Eye for an Eye
02. No Hope = No Fear
03. Bleed
04. Tribe
05. Bumba
06. First Commandment
07. Bumbklaatt
08. Soulfly
09. Umbabarauma
10. Quilombo
11. Fire
12. The Song Remains Insane
13. No
14. Prejudice
15. Karmageddon

Yaran Facebook Konuşmaları pt. 1

-Reha

lan

ordasın di mi

-Mahmut

hea

-Reha

olm bir rüye gördüm uyandığımdan beri gülüyorum

şimdi hacı rüyada işemeye gidiyorum

-Mahmut

ee :D:D
-Reha

giriyorum helaya hafif erekte olmuş halde

işemeye başlıyorum

-Mahmut

ee :D:D
-Reha

sanki delik hortum yanlara fışkırtırya suyu

aynen öyle benim aletin yan taraflarında delikler var

-Mahmut

:D:D:D:D:

puhahahahah
-Reha

çiş sağa sola fışkırıyoru

anladın mı
-Mahmut

anladım aq :D:D

iğrençsin lan :D:D
-Reha

ahaha

bu nasıl bir bilinçaltının eseri olabilir aq
-Mahmut

:D:D
-Reha

bi de ey sik

madem delindin

kan man bişey olur di mi?

yok

sanki etten değil lastikten

üstüm başım battı

aq

Sezen Aksu Forum Konusu


Forum Konusu : SEZEN AKSU

Ağustos 24, 2000'den Kasım 14, 2000'e kadar sürmüş...


Turkish Music Discussion Board: Sanatcilar Icin Yazilar - Turkish Singers Corner: SEZEN AKSU

By Jst4u2c on Thursday, August 24, 2000 - 12:27 am:

Sezen Aksunun hakkinda dusunceleriniz?


By BERK on Friday, August 25, 2000 - 01:29 pm:

Bence tek kelimeyle müthiş ve eşsiz bir sanatçı!Duygularını bu denli güzel bir biçimde söze ve müziğe dökebilen çok çok ender sanatçılardan.Özellikle eski şarkılarına bayılıyorum.Ayrı yeten çok cana yakın ve sıcak bir insan.Onu her zaman çok seviyorum! BerkBy Mahmut on


Sunday, August 27, 2000 - 04:01 am:

Haklisin Berk cok haklisin Sezen hakkindaki yorumlarinda sana katiliyorum. Unuttugun tek sey onun cok tatli bir orospu oldugu. Ama bu kadina da orospuluk yakisiyor dogrusu. Orospu lafini kötü anlamda almayin lütfen. Kadinlarin cogunun iclerinde gizli veya acik bir orospu ruhu vardir. Ama ondaki orospuluk muhtesem ve ben onu bu orospu haliyle cok seviyorum. Sezencigim seni binlerce kere öpmek arzusuyla...



MahmutBy Hulusi on Sunday, August 27, 2000 - 07:47 pm:

Mahmut

Senin ananda varmi bu gizli veya acik orospu ruhu?


HulusiBy Mahmut on Monday, August 28, 2000 - 05:59 pm:

Hulusi Ibnesi

Sende ibnelik ruhu degil, ibnelik halet-i ruhiyesi var orospu cocugu. Senin anani, varsa karini sikeyim pust, sana mi kaldi benim anami oraya katmak essogluessek. Sen orada yazdigim orospu ruhu ifadesindeki inceligi anlayamacak bir götverensin. Analar üzerinde sakin ola bir daha laf etmeye kalkma, seni ciktigin delige sokarim Hulusi ibnesi.



mahmutBy Hulusi on Tuesday, August 29, 2000 - 05:35 am: Yukarida Mahmut denen pice

Ulan dagdan inme ayisi, sende insanlik ve kibarlik olsa, bastan orospu kelimesini kullanmassin be anani avradini siktigmin pici. Sen ancak bir kaba, argo laflar kullanan bir pezevenksin ve anani bacini karisini satan bir pic. Burda sinirlerimi bozdun ve sana yakisani yaptim, oda senin gibi bir piskopata yakisan laflari, pardon, yakisan degil anladigin laflari soyledim ve sana soylediklerimi kullagina kupe et tahtani siktigimin cakali. Hadi simdi buraya bir daha gelme yoksa yine anani sikerim senin.


By Hulusi on Tuesday, August 29, 2000 - 05:44 am:

Mahmut denen pice

Ulan dagdan inme ayi, sen kibar ve efendi birisi olsaydin, bastan birkere orospu lafini kullanmazdin amina caktigmin cakali. Sen bir picsin ve anani bacini karisini satan bir pic. Sana verirm bir milyon lira ve hepsini sikerim ama ben oyle yapmak istemiyorum cunku onlarda hastalik var, senin gibi. Beni aksam aksam sinir ettin tahtani siktigimin gotvereni ve bir daha da buraya gelme yoksa bir milyonu verip anani bacini ve karini bir esek bulup siktiririm tamammi pezevenk. Simdi sen git ve o gevsek gotunu siktir ve bir daha da buraya gelme tamammi, seni ibne seni.


By Mahmut on Tuesday, August 29, 2000 - 06:31 pm: Götveren Hulusi,

Oglum sen kendini ve karini anani siktirtmek icin neden bu kadar cok ugrasiyorsun yavsak ibne. Senin kibarligini gördük iste anasini siktigim ibne evladi. O bir milyonu ben senin o boklu götüne sokarim kerhane caycisi ibne. Herkes orospu olamaz, seninkiler bence tam bir fahise orospu cocugu, Sözünü ettigin essek seni, karini, bacini, anani siken essektir mutlaka amcik agizli ibne. Sen kasindin ve ben seni kasiyacagim hep bundan sonra adi ibne. O boklu götünde bayram edecek sikilmekten. Ben buraya da gelirim, senin evine de gelir tüm sülaleni amindan götünden sikerim götveren Hulusi, hem hepinizin gözleri önünde bagirta bagirta sikerim götveren Hulusi.


By Hulusi on Tuesday, August 29, 2000 - 09:04 pm: Ahlaksiz ve sorumsuz orospu cocugu Mahmut..

Sen oncelikle bana oglum diyemssin cunku bir cocuk

dogurtmak icin once sikin sonra sperim olmasi

sartdir. Sende bunlarin hicbiri yok siksiz ibne. Ulan

hangi amdan ciktin sen be?Bana oyle geliyor ki sen

bir devenin amindan ciktin cunku beginin deve kadar

buyuk. Niye kassiniyorsun sen ha sen kimsin de bana

kufur ediyorsun ulan. Sana bir boru sokarim be bor

ayni anda gotunden cikip anana girer sonra bacina

sonra avradina seni ibne seni. Senin aslinda anan

avradin ve bacin sirpinti dir, sillikdir, ve kose

orospularidir. Onlardaki am o kadar buyuk ki,

amlarina 4 veya 5 sik rahat girer tabi ki ayni anda.

Lastik gibi amlari var ve icinde sik yoksa, ozaman

muhakkak eroin kokayin gibi uyusturuculari

kaciriyorlar amlarinin icinde. Daha baska olarak,

Mahmut denen pic bu amlari kendi de sikiyor cunku o

oyle bir piskopat dir. Ayrica bu amlarin daha baska

da bir gorevleri var. Ornegin, icine cop koymak icin

ve sidik bosaltmak


By Mahmut on Wednesday, August 30, 2000 - 11:35 am: Hulusi Kizim

Senin gibi amcik agiza aslinda oglum degil kizim veya orospum diye hitap etmeliydim. Ilk Sen bana sürtünüp kasindigin icin o amcik agzini kapayana kadar seni kasiyacagim götveren. Bende yarrak da var, sperm de var, hem de yedi sülalene yetecek kadar ibnenin evladi. Sen bunlari hakkediyorsun, cünkü bile bile geldin ilk götünü bana sürttün, yani orospu cocugu ruhunu bana gösterdin. Ben de seni istedigin gibi anan, bacin, karin, kizin hepsini siradan düzecegim götveren, taa ki sen o amcik agzini kapatana kadar, agzina da verecegim koca sikimi, icine bosalacagim icirtecegim sana spermlerimi götveren Hulusi...


By Hulusi on Wednesday, August 30, 2000 - 05:31 pm: Mahmure pici

Siktir git lan anasini satan pezevenk. Sen Tarkan

sayfasinda kizlara kendini asaglikca satmaya

kalkisinca, sacma sapan yorumlar yamaya kalkisinca ve

o kadar bos seyler konusunca, sen ilk kasindin ve

bende seni kasiyorm iste. Bunu sen hak ediyorsun pic,

cunku sen rezil bir insansin, sen doktor musun lan,

veya sen arastirma mi yaptin kadinlarin ruhuna pic

kurusu. Nerden bu yorumu yapabilirsin, neymis cogu

kadinin ruhunda acik veya gizli orospu ruhu varmis.

Atalarimizin bir lafi vardir, Yarasi olan gocunur.

Senin belli oluyor ki yaran var va kapanmayan yara,

sende rahatlik bulmak icin baska hanimlari da isin

icine koyyorsun. Senin anan, karin bacin orospu ise,

bizim ne sucumuz var gotunu siktiren es cinsel. Sen

bana bos kufur edecegine, sen herkesten adam gibi

ozur dile. O kizlara, okuyanlara ve sanatcilara dan

ozur dile ki, o zaman insan ve adam oldugun belli

olsun. Ama sen bunu yapacak bir insan degilsin cunku

sen insan degil, bir canavarsin.


By FILIZ on Thursday, August 31, 2000 - 02:17 pm: Hulusi ve Mahmut bey/bayan - Ben Amerikada dogan 15 yasinda bir gencim. Bu siteye Turkcemi ilerletmeye giriyorum. Dogrusu hic duymadigim sozler yazmissiniz ve ne yazdiginizi cozebilmek icin lugattan veya annemden/babamdan soruyorum. Heralde bana boyle zengin kufurler ogrettiginiz icin borclu sayilirim.

Tesekkurler!!!



:)By Tallrock on Friday, September 1, 2000 - 11:58 pm: ya sezenin sarkici olmasaydi bi oruspu olacagi kesindi,ama kendisi yeteneklidir,iste o kadar gercek bu

filizcim herhalde bunu anlarsin artik!!turkcende bayagi iyiye benziyo filiz


By Mahmut on Tuesday, September 5, 2000 - 05:38 pm: Filiz Kardesim

Kusura bakma adina Hulusi denen gay yüzünden duymaman gereken ifadeleri okumussun. Hulusi denen sapik gelip bana arkasini sürttügü icin ben de ona gereken muameleyi yaptim ve agzini kapatana kadar da yapacagim. Cünkü bu onun özel zevki ve meraki. Sen oralari okuma ve pass gec istersen. Ama Hulusi gibi manyaklari tanimak istersen oku da böyle sapiklardan uzak dur kardesim. Sana iyi günler dilerim kardesim.


By Mahmut on Tuesday, September 5, 2000 - 05:42 pm:

Hulusi denen orospu cocugu

sen tam ve kasarlanmis bir ibnesin. Ben senin doktorun olur sike sike seni iyi ederim amcik agiz. Sen baskalarinin yazilarina karismamasini ögrenene kadar agzina sicacagim, seni, karini, kizkardeslerini bagirta bagirta sikecegim orspu cocugu götveren Hulusi. Hala sikilmek istiyorsan bana yine yaz. Ben seni kanirta kanirta sikmekten yorulmam sen bu ibneligine devam ettikce götveren Hulusi


By FILIZ on Wednesday, September 6, 2000 - 12:01 pm:

Mahmut Bey - Hulusi'ye karsilik yazmasaniz bu olay devam etmezdi ama galiba sizinde hosunuza gidiyor onun icin geri yaziyorsunuz. En iyisi onu IGNORE yapin.


NOT: Ben Turkleri daha ozel, terbiyeli ve namuslu saniyordum fakat cok yanlismisim ve sizler beni hayal kirigligina ugrattiniz. Demekki kibarliginiz yalniz gosteris icinmis.


By Mahmut on Wednesday, September 6, 2000 - 06:59 pm:

Sayin Filiz Hanim

nazik uyariniz icin size tesekkür ederim. dediginiz gibi o salak yaratigi hic adam yerine koymamak gerekirdi. Ancak dikkat ettinizse benim Sezen Aksu ile ilgili yazmis oldugum bir yoruma müdahale etti ve ise Annemi karistirip ona hakaret etti. O yüzden o namussuz yaratik agzini kapatana kadar istemeyerek de olsa onun agzini kapatacagim ve layik oldugu sifatlarini siralayacagim taa ki o pis agzini kapatana kadar. Inanin ben de bu ifadeleri isteyerek ve hoslanarak kullanmiyorum, ama o bunlari hakketti.

Yoksa gündelik is ve aile hayatimizda bu laflarin hicbirini benden veya cevremden duyamazsiniz.

Istemeyerek de olsa sizi hayal kirikligina ugrattigim icin sizden özür dilerim. Ancak bu cok istisnai bir durum. Adina Hulusi denen bir pislik yüzünden gözlerinizi ve kulaklarinizi istemeyerek kirlettigimiz icin sizden tekrar özür dilerim. Aslinda cok seviyeli ve edepli birisi olarak bu münferit olayin sizde iz birakmamasini özellikle rica ederim.

Saygilarimla



MahmutBy Hulusi on Wednesday, September 6, 2000 - 07:06 pm:

Mahmure denen firlamaya.


Ulan donme herif, hem suclusun hem guclusun gotveren.

Donme oldugun tam belli, once kizlara yalakalik

yapip, onlara hakaret edersin, sonra da kendini iyiye

cikartmak icin, Filiz le arkadas olup, beni

karalamaya kalkarsin. Bu oynadigin tiyatroyu yemezler

cahil herif. Herkese soyluyorum, lutfen Tarkan in,

Ercan Saatici mi tam emin degilim ama Tolga Sagin

altinda ki sayfaya da girin ve bu syafayi iyi okuyun,

okuyun ki bu anasini satan pezevenkin nasil bir

orospu cocugu oldu belli olacak. Kizlara hic yokken

satasiyor ve hakaret ediyor, sonra sacma sapan

yorumlar yapiyor. Oyle sacmaliklar yaziyor ki ben

buna tahammul edemedim cunku boyle kopekleri ben

yerine getiririm. O soyledigim sayfalara girip

kendiniz gorun, ben hic bir kiza hakaret etmedim ve

sacma sapan laflar da soylemedim.Ama bu Mahmure pici

bu pislikleri yapiyor sonra donup beni sucluyor. Ha

siktir kertenkele donmesi sen. Bana bak lan amina

koydugmun cocugu, buralara gelme ke


By Hulusi on Wednesday, September 6, 2000 - 07:16 pm:

Filiz


Bak Filiz, sana yuzde yuz katiliyorum. Senin

bahsettigin o namuslu, serefli, haysiyetli, gururlu

ve ahlakli erkeklerden hic ama hic kalmadi.

Kaldiysada cok az bulunur ve o da ne yazik sana ras

gelmez belkide. Gelelim bu Mahmure denen yarrak

kafaya. Bilmiyorum onda yanamisin degilmisin, beni

ilgilendirmez, ama Mahmure denen yarrak kafa tam bir

orospu cocugu ve demin soyledigim gibi, Tarkan

sayfasina gir ve orda kizlara nasil pis pis konusuyor

ve ahlaksizlik yapiyor. Sundan eminim, beni kizlara

karsi hic kufur etmedigimi goreceksin ve bu Mahmure

picinin ne kadar igrenc mikrop oldugunu goreceksin.

Takilma ona, ben onu hal ederim. Bu gorev kizlara

dusmez, onu ben yerine oturtup anasindan emdigi sutu

gotunden cikartacagim. Sana iyi gunler.


By Hulusi on Wednesday, September 6, 2000 - 07:26 pm:

Mahmure denen gerzek kafaya


Lan aferim lan, sen adam olacaksin vallah. Ozur

diledin herkesden ve bu bana hic olmasa az cok beynin

oldugunu gosteriyor. Bu kitap burda benim icin

kapanir ve sana bir daha da yazmam, ama eger kizlara

igrenc seyler yazip ve onlara hakaret edersen, seni

yine ben adam yerine koymam lazim olur. Bakiyorumda

herkesden ozur dileyip benden ozur dilememissin.

Luzumu yok, senin ozurune ihtiyacim yok, yeter ki

adam ol ve kizlari rahat birak. Ayrica sacma sapan

yorumlarda yapma cunku buralarda mantikl yorumlar

okumak isteriz ve sende mantikli yaz ki hepimiz

okuyalim ve firimizi ortaya koyalim. Yok cog kadinin

gizli veya acik orosp ruhu vardir diye sacmaliklar

soyleme. Yine senide tebrik ederim herkesten ozur

diledigin icin ve sana eyvallah.


By Mahmut on Thursday, September 7, 2000 - 05:41 pm:

Ruh hastasi götveren Hulusi

Sen okudugunu anlamayan süzme bir ibnesin. Kizlari senin pis götünün boklu ortamina cekmeye ugrasma sahsiyetsiz pic. Onlarin senin ibnelikleriyle hic ilgisi yok. Ben sadece Filiz adli bayana istemeyerek de olsa o senin boklu götünle ilgili haberleri okumak zorunda kaldigi icin üzüntülerimi belirttim. Sen tam bir ibne ve götverensin. Onlar buralara gelince benim seni nasil heryerde siktigimi istemeselerde görüyorlar. Buna benim yapacak bir seyim yok. Sen o amcik agzini ve boklu götünü kapatirsan onlar da senin devamli tarafimdan sikildigini görmekten kurtulurlar beyinsiz hayvan.

Sen kim oluyorsun da benim Sezen Aksu hakkinda yazdigim yaziya müdahele edip anami isin icine katiyorsun gecmisini siktigim orospu cocugu. Benim kizlarla sorunum yok, senin olabilir o da beni ilgilendirmez iktidarsiz ibne. haddini bil ve o dilini amcik agzina sok, arkani dön ve sikilmis köpek gibi yakinimdan uzaklas. Durdugun sürece seni devamli sikecek ve sana hakaret edecegim - layik oldugun sekilde - müptezel gerzek ibne. Sende gizli degil acik ibnelik ruhu varmis, sen onu gösterden kendini aptalca ortaya atarak ibne oglu ibne. Anca gidersin götveren Hulusi


By Hulusi on Thursday, September 7, 2000 - 06:05 pm:

Benim kopek gibi havlayan Mahmure denen it.


Iyi dinle gavat oglu gavat. Senin tam adam oldugunu

sanmisken, ne yazik ki yanilmisim.Sen yine ayni o

agzi bozuk, kizlara karsi hakaret eden, ahlaksiz,

sorumsuz, pic, tahtasini siktigim, anasini satan

pezevenk, dagdan inme ayi ve inanilmaz bir sekilde

cahil olan bir yaratiksin. Bunu okuyanlar. Lutfen

Tarkanin, Meltem Cumbulun, Erdal Erzincan ve bu

sayfayi iyi okuyun ve goreceksiniz ki, bu dangalak

kizlari sex e davet eden bir piskopat dir. Lan bana

kalirsa sen bir mazojist sin. Sen gitte Mazojist in

ne oldugunu ogren ve senin sulalen mazojist dir sapik

adam. Sana mi kaldi lan cogu kadinlarin acik veya

gizli orospu ruhu vardir diye demek serseri. Sen

kimsin lan?Bunu okuyan bayanlar, acaba sizede mi

gecerli bu Mahmure nin dedigi?yani sizdede mi var bu

gizli veya acik orospu ruhu. Ben oyle dusunmuyorum.

Benim herkese saygim vardir ama bu ite yoktur. Siz hic

kafaya takmayin ben bu ayiyi yola getiririm. Ben

sinirlenm


By Mahmut on Friday, September 8, 2000 - 07:33 pm:

Sende kafa mi var ki düsünesin orospu cocugu götveren Hulusi. Cahil köpek sen anlamadigin seylere burnunu sokma, sokarlar böyle senin o boklu götüne. Evet bazi kadinlarda gizli veya acik orospu ruhu vardir. ister kocasina, ister erkek arkadasina gösterir veya göstermez amcik agizli Hulusi. Sen bu islerden anlamazsin. sen ibnelikten anlarsin. Senin 830 tane ibne arkadasin dün Istanbula geldi, belki sen de aralarindaydin, karini sikmekten o ara senin gibi pic ibneyi göremedim. sana bir gecirecegim, bagirsaklarin amcik agizindan disari firlayacak götveren Hulusi. Sen ibne ruhunu aciga vuranlardansin. Kancik köpek gibi gelip bana sürtünüyor, kendini siktirip duruyorsun devamli orospu cocugu götveren Hulusi. Ayilar senin sülaleni siksinler cingene ibne...


By Hulusi on Monday, September 11, 2000 - 08:08 pm:

Butun bunu okuyanlar/Filiz ve Mahmure pici.


Mahmut denen yarrak kafa kendisini burda herkesin

onunde yanilti ve bunu ispatlayan sey budur.

Ykarlarda, bu sayfanin bas taraflarinda, COGU kadinin

gizli veya acik bir orospu ruhu vardir dedi. Simdi

ise BAZI diyor. Neden oglm be donme?Tabiiiii hatani

biliyorsun esogulesek. Simdi hemen butun herkesden

ozur dile bilhassa hanimlardan ve yine yazma buralara

gotu gevsek. Kendin biliyorsun hatani ibne ve bunu

ben ispatladim iste. Simdi yurude boyunu gorigim pust.

hhahahahahahahahahaaha.


By Mahmut on Tuesday, September 12, 2000 - 07:27 am:

Götveren Hulusi

Kuruttun beni be oglan Hulusi. Heryerde seni sikmekten baska is yapamiyorum. Ne de cok seviyormussun kendini siktirmeyi, okudugunu anlamaktan aciz götveren Hulusi. Amcik agizin da yalama olmus. Senin agzina verip agzini da düzeltecegim götveren Hulusi. Eksik yazmisim aslinda senin gibi götverenlerde de ibne ruhu var aslinda. simdi biraz isim var seni biraz sonra becerecegim ibne ruhlu, amcik agizli götveren Hulusi...


By Hulusi on Tuesday, September 12, 2000 - 05:04 pm:

Mahmure


Hadi sana iyi gunler evladim. Bye bye hahahah


By Mahmut on Wednesday, October 4, 2000 - 01:15 pm:

Aferim Hulusi

Agzini toplamasini ögrenmissin. Bir süredir seyahatteydim, döndüm ve bana sürtünmedigini gördüm, o yüzden sana sifatlarini siralamayacagim. Yolun acik olsun, bundan sonra da baskasinin isine karisma. Sonra ne olur biliyorsun...


By Kadir on Friday, October 6, 2000 - 08:12 pm:

Mahmut denen hiyara


Bu sayfada ki yazilarin hepsini okudum ve Mahmut, sen

haksizsin ibne. Seni kiniyorum, ve sana laflar

hazirladim.


O lalflari benden belledin

dedemin sikini elledin

dedem seni sikince nohut gibi terledin.


By Kadir on Friday, October 6, 2000 - 08:19 pm:

Mahmut


1.Hamam tasi gumusten

simdi geldik sikisten

bunu bana ogreten

senin ibne enisten.



2.Tavsan gider ekine

kulaklari dikine

bal mi surdun gotne

tatli geldi sikime.


3.O laflar boy boy

seni siken kadir kovboy.


4.bos konusma yalak

ne konusdugunu bilmiyorsun salak

cok cirkinsin kepce kulak

git gotunu siktir yavsak


5.Istanbulda kalkti tren

Ankarada yapti firen

bu lafima cevap veren

ya orospu cocugdur ya picdir.


By Sikici on Friday, October 13, 2000 - 05:52 am:

burdaki butun salaklari ben sikiyorum lan, var mi diyeceginiz lan bana. hepinizi sikiyorum.


adam uslu bir sey yazin lan kavatlar.


kendine guvenen bana yazar!!!!!!!!!kanciklar


By Sosyete on Wednesday, October 18, 2000 - 03:42 pm:

ulan hulusi ve mahmut açlaRI. sizin ikinizin de beynini sikiyim. Amina damina koydunuz lan sayfanin. Bu arada filiz gel de sana bi türk yarraGI veriyim bak o zaman turkceyi de sökersin bülbül gibi konusursun sen hele bi ye de benim yarragi nuhhhahahahahahahhahahahaha.

Ayrica Sezen Aksu da ufak tefek ama feci agzina veririm. Ama bu iki it arasindan kimi tutarsin derlerse direk hulusi derim. Mahmutun amina koyiim götveren mahmut.

Senin mezarda yatanlarinda orospu heralde piç çok iyi biliyosun orospulari. Annanenin amina koyiim senin.


By Sezen on Wednesday, October 18, 2000 - 05:48 pm:

Bu sayfa yi Sezen Aksu okusaydi herhalde intihar ederdi. Dogru durust konusucaginiza butun sayilabilecek ne kufur varsa saymissiniz. Tebrik ederim kufur dagarciginiz cok yuksek hayatinizda herhalde cok ise yariyordur.


Neyse konu Sezen Aksu, gercekten basarili bir sanatci ve de cogu insani turk muziginde yetistirdi.


Neyse benden bu kadar, hepinize mutlu kufurlu gunler


By Kadir on Saturday, October 21, 2000 - 12:24 am:

Sikici denen sikitiriciye


Ben varim lan sana yazan gotunu siktiren, ne yapacan

lan aptal deve. Hadi yaz bakalim sacmaliklarini

kopek. Yazda goreyim boyunu ibne. Sen kimsin lan,

profosor musun sen ger zekali. Sen butun her sayfada

her sanatciya GAY diyen kisi degilmisin?evet o

sensin. Sen GAY sin ve sen bizler gibi gay olmayan

insanlarla konusma ve cevap verme cunku ben burda

Avustralyada GAY lari doven, ustlerine tukuren ve

hastaneye dayaktan dolayi sokan bir kisiyim. Kendine

guveniyorsan gel lan ibne seninda agzina sicayim.


KadirBy Sevim on Saturday, October 21, 2000 - 03:32 pm:

Sezen Aksu

Tek kelimeyle MUHTESEM


By Kadiridiken fenasi on Sunday, October 22, 2000 - 03:31 pm:

Kadir

nanoş yerim seni len yumuşak


By Kadir on Tuesday, October 24, 2000 - 07:06 pm:

hadi gelde ye ibne


By Tolga on Wednesday, October 25, 2000 - 03:23 pm:

geldim ya yarrak kafalı

niye yoksun


By Kadiridiken on Friday, October 27, 2000 - 11:57 am:

kadiridikenebesini siken den Kadire sen bir ibnesin .dün bana vermedinmi


By Deli dumrul on Saturday, October 28, 2000 - 02:46 pm:

lan sikici siktirtme gotunu


By Kadir on Sunday, October 29, 2000 - 05:51 pm:

Kadiridiken


Ulan mazojist ne yazdigin bellidegil ibne, dogru

duzgn yazda hepimiz anlayalim gotveren pust. bana

ibne demen icin on tekne ekmek o zaman gel gotu boklu

kici kirik. Hadi simdi siktir git orospu cocugu.


Kadir


By Kadiridiken on Wednesday, November 1, 2000 - 04:29 am:

sevgili orospu arkadaş kadire,lan yavsak senin götveren oldugunu herkes biliyor.o ekmek dolu ON tekneyi senin götübe sokayım, be pezevenk evladı orospu cocugu seni hadi de siktir git basımı agrıtma deyyusun torunu seni


By Deli dumrul on Wednesday, November 1, 2000 - 04:30 am:

lan kadir seni sikmeyen mi kaldı dünyada ne ugrasıyorsun elalemle ,gel bemle ugras.benimki sana tam gelir


By Kadiridiken on Sunday, November 5, 2000 - 05:21 am:

ne oldu lan yavşagın torunu yoksun piyasada


By Kadir on Wednesday, November 8, 2000 - 10:03 pm:

Yukarida kendisine Kadiridiken ismini veren orospu

cocuguna.


Senin anani avradini yedi sualeni sikim ahlaksiz

sunepe. Ben hala piyasadayim ama ben senin gibi her

dakika basi cevap verdim mi vermedimi diye

beklemiyorum gotu boklu. Senin benden alip

veremedigin ne dir lan?Sen sulalendeki karilari

sattigin icin beni yeme pezevenk. Agzini lutfen kapat

yoksa Avustralyadan senin oldugun yere boru uzatip

gotune sokarim. Simdi bu sana son uyarim, bana bir

daha pis seyler yazma yoksa senin sulalendeki butun

orospulari siktirmek icin adam degil, gergedan

getririm siktirmeye.Ona gore ayagina denk al.

Deli dumrul denen meymenetsiz ite. Bu soylediklerim

sana da gecerli orospu cocugu. Hadi simdi ikiniz

birbirinizin gotunu yalayin.


By Kadiribnesine on Friday, November 10, 2000 - 01:38 pm:

1.Hamam tasi gumusten

simdi geldik sikisten

bunu bana ogreten

senin ibne enisten.



2.Tavsan gider ekine

kulaklari dikine

bal mi surdun gotne

tatli geldi sikime.


3.O laflar boy boy

seni siken kadir kovboy.


4.bos konusma yalak

ne konusdugunu bilmiyorsun salak

cok cirkinsin kepce kulak

git gotunu siktir yavsak


5.Istanbulda kalkti tren

Ankarada yapti firen

bu lafima cevap veren

ya orospu cocugdur ya picdir.


By Hulusi on Friday, November 10, 2000 - 01:41 pm:

kadir ne ugraşıyon elalemle .yine geldim senin için it

mahmutçuk nerde lan


By Hulusi on Saturday, November 11, 2000 - 07:17 pm:

Yukarida sahte Hulusi pezevengine.


Ulan got herif, benim adimi niye kullanip milleti

kizisdiriyorsun orospu cocugu. Kendi adini kullan

kazma.


Gercek Hulusi.


By Kadir on Saturday, November 11, 2000 - 07:23 pm:

Benim laflarimi kopye eden cahil rezalet.


Kendi laflarin yokmu benim laflarimi kullaniyorsun

onun bunun cocugu. Tabi,sen fazla bilgili bir yaratik

degilsin cunku sen okulu kaytarip hep gotunu

satmissin yollarda para yapmak icin ibne. Oku da

bilgin artsin biraz pezevenk. Simdi ilk is bu

yazdigima cevap vermek degil, kitap alip okumak dir,

ve kendini egit mektir. Hadi cocugum, hadi yavrum,

okda bilgin artsin.


Kadir.


By Ciguli on Sunday, November 12, 2000 - 11:10 pm:

Sevgili Hulusi ve Mahmut abilerim ve ablalarim,

Sayenizde cok guldum, mutesekkerim. Ayrica da cok sekerim. Hepinizin cocukluktan kaynaklanan psikolojik sorunlariniz olduguna kanaat getirmish bulunmaktayim. Ayrica Filiz hanim biz de amerika dayiz ama bu kufurlerin hepsini biliyoruz... bu Turk olmanin dogushtan getirdigi bir ozellikltir.. sen Turk degilsin.. yok ol! Acinacak derecede Amerikalisin sen! Neyse Mahmut ve Hulusi Ablalarima geri doneyim.. siz de cok arizzali ve de pisiko insanlarsiniz... idollerim oldunuz.. ben de sizin gibi kufurbaz ve de ibne olmak icin calisacagim... basaracagim... basaracagim.. basaracagim...

Mahmut ve Hulusi Ablalarinin BIRICIK Cigulisi...



By Perihan uzumyemezoglu on Monday, November 13, 2000 - 06:49 am:

deminden beri aranizda gecen diyalogu okuyorum valla cok korkunc seyler yazmissiniz okurken hicab duydum.

ama gerceklerle yuzlestim bence mahmut bey sezen hakkinda dogru saptamalari var sezenin "orospu ruhu" tasidigini biliyoruz.simdiye kadar kac kisiye kuyruk salladi gazetelerden okuyoruz dimi kac kalp kirdi inanmayan biraz gazete okusun."minik orospucuk" elinden gecenlerle tesbih orer...


By FILIZ on Monday, November 13, 2000 - 10:25 am:

Ciguli bey, siz kufurleri bilmeniz sebebi oradan gelmenizdir. Ben ise Amerikada dogdum ve annem babam bana kufurler ogretmedi. Cevremdeki arkadaslarda ayni. Yani Turk sayilmak icin kufurmu bilmem gerek?


By Superman on Monday, November 13, 2000 - 11:26 am:

Supersiniz,


Sezen Aksu da super


ben de superim


By Anarchist on Monday, November 13, 2000 - 02:46 pm:

oolum sizin isiniz gucunuz yok mu be amina kodumun ogullari burda geyigin amina koymussunuz lan vatana millete hayirli bi evlat olmak icin ugrassaniza orospu evlatlari

sezenin ta amina koyyim bu arada sezen dedim de aslinda iyi kari muthis sevisirim ben o kariyla

herturlu ters pozisyonu denerim

hadi eyvallah biraz daha kaybedecek vaktim yok bu siktimin sanal ortaminda tamam mi lan

SANAL ORTAMIN BANAL AYILARI!!!By Memoli on Monday, November 13, 2000 - 04:11 pm:

bunları yazan tüm godoşların amına koyayım + yürü be kızım endamını göreyim seninle geçen günlerin ejdatını sikeyim seni de ananıda taaaa götünden sikeyim bu siteyi bulduğum iyi oldu amına koduğumun bebeleri artık maça gitmeme gerek kalmadı sizin gibi götlere msj.yazmak daha zevkli götler sizi ananızın kılıtırısınde kı problemlerden banane hepinizeeee koduuuuuum da bıtmedı o da yazacak len olum sızın ısız gucız bıttı anaaazın amı mı kaldı yarroşlar sizi ama suc babanızda ananızla avradınızı karıstırmasaydı bole olmazdı bunu okuyanınada okumayanınada koyayım taaaa amına bunu yazan tosun okudun kocum artık sanada kosun


By At Yarrak on Monday, November 13, 2000 - 04:16 pm:

anasını sktimin orospu çocukları, anasını sikmediğiniz bi internet kalmıştı onun da amına koydunuz. götveren evlatları gidip ananızı siksenize internete gireceğinize. bu arada filiz, sen orda kendini amerikalı erkeklere siktirip burda bize terbiye dersi verme, oralara kadar gelip ağzına verir, suratına patlatırım. şimdi siktirin gidin lan hepiniz burdan, orospu çocukları, kefereler.


By At Yarrak on Monday, November 13, 2000 - 04:18 pm:

bu arada sezen aksu kokocunun, orospunun allahıdır.


By Kunteper on Monday, November 13, 2000 - 04:32 pm:

bende bu lafı üstüne alınanı sikeyim


By Jester on Monday, November 13, 2000 - 04:54 pm:

Eşcinsel Kasapların göğüs kıllarını cımbızla alacak erzurumlu tüysüz eşcinsel çobanlar aranıyor. Müracaatların Mahmut ve Hulusi kardeşlere yapılması önemle rica olunur. Sevgiler.


By Hulusi on Monday, November 13, 2000 - 05:40 pm:

Once Ciguli denen tipsize.


Sen git kendini muane ettir orospu cocugu. Lan got

herif, sen kendin bana piskolog hastasi diyorsun,

ulan gavatin dolu, madem oyle ve sen b isten

anliyorsun, neden bize bir care gostermiyorsun ibne.

gosteremessin cunku sende de var piskolog hastaligi.

Bunu ben nasil ispatladim?Boyle. Sende bize uydugun

icin, kendin kufurbaz olmak istedigin icin ve kendini

ortaya koyup siktirmek icin sende de piskolog

problemleri var gotveren. Kanini siktigimin kansizi.

Sen basimiza hoca mi kesildin cahil yaratik. Sana ne

lan bizim derdimizden, her boka maydonoz olma yoksa

sokarlar gotune boruyu, gevsek gotveren. Simdi

tukurdugunu yala ve bir daha da anlmadigin ilsere

yamuk burnunu sokma.


By Ben on Monday, November 13, 2000 - 06:14 pm:


bravo

bu arada hulusi haklı


By Ali on Monday, November 13, 2000 - 06:39 pm:Hulusi n'aber senin anani avradini sulaleni ecdadini gotten sikerim orospu

cocugu malak gibi emziririm attiririm agzina verir kulaklarini

oynatirim gotten sikerkene bagirttiririm essogluessek ibnenin pici kevasenin

dolu yarrak kafali gotoglani nereye tasindiniz seni sike sike yarragimda kil

bitti hala akillanamadin okuz hayvanoglu sipa insan tasindik diye bir haber

verir lan siktir deget ulan it amina amcigina ayri ayri dudukledigimin

emmeli gommeli bastigimin cocugu aptal zekeriyakoye mi tasindiniz sapsal

makafa fahise akrabasi beyinsiz pezevenk evladi senin anani avradini

sulaleni ecdadini gotten sikerim orospu cocugu olm altinda araba da yok

artik seni iyiden iyiye goremeyecegiz malak gibi emziririm attiririm agzina

verir kulaklarini oynatirim gotten sikerkene bagirttiririm essogluessek

ibnenin pici kevasenin dolu olmasa tasindigindan bile haberdar

olmayacagiz yani yarrak kafali gotoglani seni sike sike yarragimda kil bitti

hala akillanamadin okuz hayvanoglu sipa siktir deget ulan it amina amcigina

ayri ayri dudukledigimin emmeli gommeli bastigimin cocugu aptal sapsal

makafa fahise akrabasi beyinsiz pezevenk evladi senin anani avradini

sulaleni ecdadini gotten sikerim orospu cocugu neyse hadi bir yaz da yeni

adresini ve de telefonunu falan ver malak gibi emziririm attiririm agzina

verir kulaklarini oynatirim gotten sikerkene bagirttiririm ayriyeten

haberlerini de yazarsan fena olmaz tabii ki essogluessek ibnenin pici

kevasenin dolu yarrak kafali gotoglani seni sike sike yarragimda kil bitti

hala akillanamadin neyse benden simdilik bu kadar zaten sinirliyim okuz

hayvanoglu sipa siktir deget ulan it amina amcigina ayri ayri dudukledigimin

emmeli gommeli bastigimin cocugu aptal sapsal makafa fahise akrabasi

beyinsiz pezevenk evladi senin anani avradini sulaleni ecdadini bir de sana

kufretmek ile ugrasamayacagim simdi sabah sabah gotten sikerim orospu cocugu

malak gibi emziririm attiririm agzina verir kulaklarini oynatirim mal herif

gotten sikerkene bagirttiririm essogluessek ben isimin basina donuyorum sen

vakit bulunca yaz bakim hadi hadi ibnenin pici kevasenin dolu yarrak kafali

gotoglani seni sike sike yarragimda kil bitti hadi ben gittim sen oku

caninin cektigince hala akillanamadin okuz hayvanoglu sipa siktir deget ulan

it amina amcigina ayri ayri dudukledigimin emmeli gommeli bastigimin cocugu

aptal sapsal makafa fahise akrabasi beyinsiz pezevenk evladi senin anani

avradini sulaleni ecdadini gotten sikerim orospu cocugu malak gibi emziririm

attiririm agzina verir kulaklarini oynatirim gotten sikerkene bagirttiririm

essogluessek ibnenin pici kevasenin dolu yarrak kafali gotoglani seni sike

sike yarragimda kil bitti hala akillanamadin okuz hayvanoglu sipa siktir

deget ulan it amina amcigina ayri ayri dudukledigimin emmeli gommeli

bastigimin cocugu aptal sapsal makafa fahise akrabasi beyinsiz pezevenk

evladi senin anani avradini sulaleni ecdadini gotten sikerim orospu cocugu

malak gibi emziririm attiririm agzina verir kulaklarini oynatirim gotten

sikerkene bagirttiririm essogluessek ibnenin pici kevasenin dolu yarrak

kafali gotoglani seni sike sike yarragimda kil bitti hala akillanamadin okuz

hayvanoglu sipa siktir deget ulan it amina amcigina ayri ayri dudukledigimin

emmeli gommeli bastigimin cocugu aptal sapsal makafa fahise akrabasi

beyinsiz pezevenk evladi senin anani avradini sulaleni ecdadini gotten

sikerim orospu cocugu malak gibi emziririm attiririm agzina verir

kulaklarini oynatirim gotten sikerkene bagirttiririm essogluessek ibnenin

pici kevasenin dolu yarrak kafali gotoglani seni sike sike yarragimda kil

bitti hala akillanamadin okuz hayvanoglu sipa siktir deget ulan it amina

amcigina ayri ayri dudukledigimin emmeli gommeli bastigimin cocugu aptal

sapsal makafa fahise akrabasi beyinsiz pezevenk evladi senin anani avradini

sulaleni ecdadini gotten sikerim orospu cocugu malak gibi emziririm

attiririm agzina verir kulaklarini oynatirim gotten sikerkene bagirttiririm

essogluessek ibnenin pici kevasenin dolu yarrak kafali gotoglani seni sike

sike yarragimda kil bitti hala akillanamadin okuz hayvanoglu sipa siktir

deget ulan it amina amcigina ayri ayri dudukledigimin emmeli gommeli

bastigimin cocugu aptal sapsal makafa fahise akrabasi beyinsiz pezevenk

evladi senin anani avradini sulaleni ecdadini gotten sikerim orospu cocugu

malak gibi emziririm attiririm agzina verir kulaklarini oynatirim gotten

sikerkene bagirttiririm essogluessek ibnenin pici kevasenin dolu yarrak

kafali gotoglani seni sike sike yarragimda kil bitti hala akillanamadin okuz

hayvanoglu sipa siktir deget ulan it amina amcigina ayri ayri dudukledigimin

emmeli gommeli bastigimin cocugu aptal sapsal makafa fahise akrabasi

beyinsiz pezevenk evladi senin anani avradini sulaleni ecdadini gotten

sikerim orospu cocugu malak gibi emziririm attiririm agzina verir

kulaklarini oynatirim gotten sikerkene bagirttiririm essogluessek ibnenin

pici kevasenin dolu yarrak kafali gotoglani seni sike sike yarragimda kil

bitti hala akillanamadin okuz hayvanoglu sipa siktir deget ulan it amina

amcigina ayri ayri dudukledigimin emmeli gommeli bastigimin cocugu aptal

sapsal makafa fahise akrabasi beyinsiz pezevenk evladi senin anani avradini

sulaleni ecdadini gotten sikerim orospu cocugu malak gibi emziririm

attiririm agzina verir kulaklarini oynatirim gotten sikerkene bagirttiririm

essogluessek ibnenin pici kevasenin dolu yarrak kafali gotoglani seni sike

sike yarragimda kil bitti hala akillanamadin okuz hayvanoglu sipa siktir

deget ulan it amina amcigina ayri ayri dudukledigimin emmeli gommeli

bastigimin cocugu aptal sapsal makafa fahise akrabasi beyinsiz pezevenk

evladi senin anani avradini sulaleni ecdadini gotten sikerim orospu cocugu

malak gibi emziririm attiririm agzina verir kulaklarini oynatirim gotten

sikerkene bagirttiririm essogluessek ibnenin pici kevasenin dolu yarrak

kafali gotoglani seni sike sike yarragimda kil bitti hala akillanamadin okuz

hayvanoglu sipa siktir deget ulan it amina amcigina ayri ayri dudukledigimin

emmeli gommeli bastigimin cocugu aptal sapsal makafa fahise akrabasi

beyinsiz pezevenk evladi senin anani avradini sulaleni ecdadini gotten

sikerim orospu cocugu malak gibi emziririm attiririm agzina verir

kulaklarini oynatirim gotten sikerkene bagirttiririm essogluessek ibnenin

pici kevasenin dolu yarrak kafali gotoglani seni sike sike yarragimda kil

bitti hala akillanamadin okuz hayvanoglu sipa siktir deget ulan it amina

amcigina ayri ayri dudukledigimin emmeli gommeli bastigimin cocugu aptal

sapsal makafa fahise akrabasi beyinsiz pezevenk evladi yeter nokta.


By Mahmut on Monday, November 13, 2000 - 06:45 pm:

hlusi hatami anladim cok ozur diliyorum nasil psimanim anlatamam

amma illa ki bu isi kavgaya dookmeye gerek yoktu

evet her kadin da orospu ruhu vardir tamam

benim annem de de var

bunu farkedince sana hakl verdim anamin orospu oldugunu

haklisin

ozur diliyorum herkesden



By Salla on Monday, November 13, 2000 - 06:47 pm:

bravo arkadaşlar şu sayfada bir tane aklıbaşında adam yokmuş yazı yazan

hepinizin bir kuyruk acısı var ve fırsatını buluca birbirinizi ısırmaya çalışıyorsunuz

gerçi bunu türk erkeklerinin genel abazalıklarının sanal ortama bir yansıması olarak da değerlendirmek mümkün

hadi salakçasına birbirinizle küfürleşiyorsunuz nie birbirinizin anasını bacısını karısını karıştırırsınız

bu size sanal bi orgazm falan mı sağlıyor kendinizi böyle mi tatmin ediyorsunuz


By KillananAnarchist on Monday, November 13, 2000 - 06:50 pm:

lam pustlar baska isiniz gucunuz yok mu lan hiyar agalari? sezen orospusunun gotuyle mi bozdunuz lan kafayi? amina kodumun karisi icin ne giriyonuz bir birinize ayip diil mi lan yigitler? aha suraya yaziyorum buraya benden sonra laf eden lavuun amina koyula. am kullanmayan bi yaratiksa gotten sikile.


By Spleen on Monday, November 13, 2000 - 06:55 pm:

Turk insani yaw... Ne dielim Mahmut ve Hulusi abilerimizin aalanacak haline gulduk!!

Lutfen alinmayin gerçek olan bu! hiçbi $ekilde yargilamiorum...

Bu arada bunlari burda yayinlatanlar nasi bi psikoloji içinde onu da anlayabilmi$ diilim...


not: bu sayfa butun icq aleminde dola$io; gulmek isteyen çok war tabi memlekette


By Katliam on Monday, November 13, 2000 - 06:58 pm:

ben burdakı tum konusanları bır kerecık zukeyım.bısı olmas zate sımdıkye kadar her hez herkezı zuktu.fılız sen amerıkada olduguna gore kendıne ıyı bakmısındır senı ıkı kere zukeım bısı olmas sanırım :)) hepınıse ayrı ayrı tesekkur edrım verdıgınız ıcın :))


By SuanaKadarKonuanlarnHepsininanasn sikiiim lem on Monday, November 13, 2000 - 07:04 pm:

lan bravo lan harbi bravo varya turkluumuzu bir kez daha herkese gösterdiniz piçin evlatları bi orospu yüzünden tartıştıınız şeye bak lem kadir inanırın oynadııı leyla ile mecnun filmine döndü mına koyum var ya suana kadar yazısından küfür cıkanların hepsinin anasını avradını sikiiim olmadı istanbul köprüsün de sikiiim ki hem avrupa hem asya seyretsinde kaliteli bi porno filmi izlemiş olurlar.bu arada filiz sende gelip tek siteyle bizim tc vatandaslıımızı ne yargılıyon alaala o kadar güsel site varken orospu cocuklarınınmı sayfasını buldun yaf burda ne kadar adam varsa orospu cocuuu lem bunnarı okudum yemin ediyorum utandım la olmaz böle bişey kelime hazinem %90 arttı valla lem hepiniz ananızı ve babanızı getirin bana hepsini sikiştiriyim grup yapsınlar sizde rahatlayın la birbirinizi sike sike pörsüdünüz la ananıza yazık beeeee onlarda kadın 50 yaşına kadar sikişmek ister 40 ında bırakmasın oalyı


By R on Monday, November 13, 2000 - 09:59 pm:amına yarramı sokiim bu ne beeahh


By Sikiken fare on Monday, November 13, 2000 - 10:06 pm:

suanakadarkonuanlarınhepsininanasn sikiiim lem


senin ananın amına yarramı sokiim kokliim kız kardesin varsa onuda siikim kahpenin yeke evladı,ananın amına kafam girsin pustun dolu anası sikişmiş homo seksuel sanal alemde kufur kolay delikanlıysan ara bu numarayı ananın amına sokiim seni sikik piç genişlemiş gotveren top oglan seni aha bu numaram piçin dolu delikanlıysan ara piçç 03123527773


By Ceyda on Monday, November 13, 2000 - 10:12 pm:

bu safada yazan herseyi tamamiyle gormemezlikten geliyorum. siz ailelerinize bile laf atmaktan cekinmeyen zavalli, hasta ve sapik insanlarsiniz.Sizleri gorunce turklugumden utanmayi birakin, insanligimdan ve sizlerle ayni havayi solumaktan utaniyorum ve hepinize YAZIKLAR OLSUN diyorum...!!!!!!!!


By CetinTurk on Tuesday, November 14, 2000 - 12:36 am:

Iste benim halkim. Kufur hazinesi bu kadar genis olan ve bu kadar salakca konularda bu kadar atesli ve artistik bir sekilde kufur eden bir baska millet yoktur. Hepinizi kutluyorum, bu cercevelenmesi gereken

sosyolojik bir ornek.Turk insani, hepinizi gozlerinden opuyorum.

Not:

Bu arada Hulusi hakli bence.


By MeTaLCrAcK on Tuesday, November 14, 2000 - 01:11 am:

mueahehaehuaheuahueha ulan ne adamlarsınız işte turkiyenin gerçek yüzü muyhahahahahahahahahahhaha geberdim lam muhabbetiniz baya ii egaeuhae sizene olm elalemin orospuluundan kefaşeliinden alahlalla muuaheuhauehauehuaheuaheuaheuha


By Eminonu Ulku Ocagindan Cengiz on Tuesday, November 14, 2000 - 01:45 am:

Ceyda denen aydin'a


Sana mi kaldi memleketi kurtarmak. Iki zibidi atisiyor diye "Turklugumden utaniyorum" diye laflar sarf etmissin. Aklini basina topla, bir seyler yazmadan once yazacaklarinin nereye varabilcegini dusun.

Tamam mi guzel kardesim.



By CetinTurk on Tuesday, November 14, 2000 - 02:41 am:

helal olsun cengiz cim

bunlara boyle davranicaksin

kendi memleketini kucumseyenden

kimseye hayir gelmez


By URnowFAMOUS on Tuesday, November 14, 2000 - 04:03 am:

olm butun sirket okuyo sizi gidi komedyenler...zamanınızı boyle harcayın da nesemizi bulalım...AA'ya selam bu arada


By Sandman on Tuesday, November 14, 2000 - 04:49 am:

Muhahah çerçeveletip evime asıcam bu forumu ,

Bu arada


By Ali on Monday, November 13, 2000 - 06:39 pm: tarafından yazılan 2 sayfalık küfürü hayretler içinde karşılıyorum. Ali eğer tek nefeste söylemeyi başarırsan onu seni guiness rekorlarına kendi elimli götürüp sponsor olcem.


SaLakLar Ordusu sizi MUHhahauhauHHAUHA



By Lombardo on Tuesday, November 14, 2000 - 04:58 am:

Superman adamımsın koçum

gogo Superman


By Gotunuze Koyim on Tuesday, November 14, 2000 - 05:24 am:

emeumeumeeumeuemeumeumeue hay mına koyımm yaaaaa


By Suanankadarkonusanlarnhepsnnanasn skm lem on Tuesday, November 14, 2000 - 05:38 am:

sikiken fare sana tek kelime dıycem OROSPU COCUGU NE UGRASIYON LAM BENLE GOT OGLANI ANANI TAVANA ASAR AMINA SMACH BASARIM LAM SENIN ...!!! SİEE


By Devrim Akyuz on Tuesday, November 14, 2000 - 07:28 am:

Butun insanlara iyi gunler diyerek basliyorum sozlerime ve direk olarak konuya girmek istiyorum...

Turk milletinin tartisma bilgisine, gorgusune ve anlayisina hayran kalmamak elde degil. Bir arkadasimin cok komik, bir goz at dedigi bu siteye girince, neye ugradigimi sasirdim. Aslinda neden sasirdigimi anlamadim. Bu kadar ezik yetismis, kavga ederek hakli cikmaya, kufur ederek bir yere varmaya calisan, bu ezik toplumun evlatlarindan baska ne olabilirdi ki. Herhalde onlardan oturup, ulkemize yeni giren yabanci sirketlerin ve sektorlerin, pazar uzerinde ki etkileri hakkinda birer makale yazmalarini beklemek, kirmizi karlarin yagmasini beklemekle kadar aptalca olurdu. O onun anasina, digeride oburunun bacisina sovecek tabi ki. Aferin size, bravo. Ayakta alkisliyorum. Simdi siz benim anama da kufur edersiniz ama, ben bunu dikkate almayacak kadar ustunum sizden, o yuzden dilediginiz kadar kufur edebilirsiniz. Zaten bunu da ancak sanal ortamlarda yapabilirsiniz. Sizin kutuplarda ki ayilar kadar beyniniz yok. Bu sebeple bence en iyisi, sizleri kutup ayilariyla degistirmek olacaktir. eminim bu vatana sizden daha fazla katkilari olur (en azindan ulke tanitimi acisindan). evet sizleri buyuk gemilerle oraya gondermek en iyisi, Belki sizinde birgun kutup ayilari kadar beyniniz olur ve anne denen varliklarin kutsalliklarini ozumsuyebilirsiniz!!! ne dersiniz? Hos olmaz mi?


Saygilar


By N.M.E. on Tuesday, November 14, 2000 - 08:57 am:

Eheheh çok eğlendim arkadaşlar lütfen devam edin


By Mustafasandal on Tuesday, November 14, 2000 - 09:15 am:

cok ayip


By Nobody on Tuesday, November 14, 2000 - 10:08 am:

bu ne yaa???:)




By PolluX on Tuesday, November 14, 2000 - 10:10 am:

Ne lan bu. levent kırca yazmış sanki :)))By Atyaraa on Tuesday, November 14, 2000 - 10:55 am:

bir de ben gireyim bu olaya ayrıca size de gireyim hemde neyse töpe töpe ya sezen aksudan girdiniz ananızın amından çıktınız bir ben kalmıştım sülalenizi sikmedik ama sikmeyecem kararlıyım içinizde patlasın hemde ....neyse konuşmıyacam dayanıyorum ama nereye kadar ....8====D ----

By Bitter on Tuesday, November 14, 2000 - 11:02 am:

yaaa siz hepinis sapıksınız olum...kadir,mahmut,hulusi ve hatırlayamadığım tüm yawşaklara...aferm lan yani harbi lemanyak gibi olumş.ii güldüm sayenizde...asıl konu hakkında bişi sölemek gerekirse bence sezen aksu da salaan teki şarkılarıda çok uyuz kendisi de moron.


By Hokkabaz on Tuesday, November 14, 2000 - 11:09 am:

yuruyun be koclar breee kim tutar sizi be ...ulan cok yakinda artik sokaklarda group falanolaylari doner..butun millet interneti nasil gelisrim nasil para yaparim diye kullanirken bizim millet anca sikine derman etmeye calsir aleti...neyse ama hersey kendini tanimakla baslar o bakimdan aferim

bi de bu cengiz midir nedir bi tane sersem sikin mahsulu bi yagiz genc oglan vardi, yazmis millet vatan falan, ulku ocagi vesaire, bide akilli olun diye buyurmus..sss genc bak vakit varken aklini basina al derim ben, ocak dedigin yer it dolu biyer, it itten cesaret alir biliyorum tek basina herhangi bi baltaya sap olamyacagini anlayip milletin kuyruguna yapismis olabilirsin ama yine de kendie gel derim ben pembe yankalim, boncuk gozlu yigidim benim, hadi bakiyim


not:bence bu olayi baslatan ardadir, arda kendini bilir h.a.s.a.l.e.v (okul adi ardacigim gozlerinden optum aluminyum kafa seni)


By Rekif945 on Tuesday, November 14, 2000 - 12:46 pm:

gençliğin halinin böyle olmasına gerçekten çok içerledim. ben 55 yaşında bir sezen aksu hayranıyım ve sezen aksuya karşı olan büyük sevgim ilk karımdan ayrılmama sebep olmuştu...

sezen aksuya söyleyeceğim, bu siteyi ziyaret etmesn sakın...

gerçekten çok ayıp şeyler yazmışsınız


By LathendeR on Tuesday, November 14, 2000 - 12:54 pm:

götveren rekil945'e

kancık adam asıl soöylersen girer mal eleman


By Tarlabal cihat on Tuesday, November 14, 2000 - 02:18 pm:

lam polluX ayusu, levent kırca yı ne karıstıron la.. dallamanın önde gideni daa levent in ne yabtıını anyayamısıhın, git anna da gel dallama yaaaa


By Grath on Tuesday, November 14, 2000 - 02:19 pm:

ahuuhaauhuhahuauhauh ulan amma gerzek war ya sktirin gidin işiniz mi yok oolm küfürleşiosunuz bela mısınız iki saattir okuyorum kafam şişti ahlakım bozuldu akıllı olun da adam sansınlar


By Muahah on Tuesday, November 14, 2000 - 02:24 pm:

muhahaa yurdum insani rulz

ben bile kassam bu kadr küfür bulamazdım


By Oyabaar on Tuesday, November 14, 2000 - 02:27 pm:

lam tarlabal puştu!!!!

sen mi biliyon lan levent kırcayı ittt!!!!

ama bak ya pezevenk sen ne anlrsın levent kırcayım amua soktugumun


By Delibozan on Tuesday, November 14, 2000 - 02:30 pm:

lam akıl weren götverenler... siz bi yarraaa kap olsanız sate bunnnarı sonuna kadar okuyup yorum yabmassdınız ancuazlar... asabını bosmayın adamın siktirirler sora ata deveye alalalla



By Schuldiner on Tuesday, November 14, 2000 - 02:31 pm:

puhahha

bence bu baştaki dialog (mahmut& Hulusi)bilinçli başlatılmış bişeydir.kanmayınız kandırılmayınız.araya amerikalı (kendini türk sanan biri)girmiştir.daha sonra olay kopmuştur.sanırım önümüzdeki bir kaç gün içinde bu sayfa silinecektir.vakit varken arkadaşlarınıza gösterin.pokeimamdan daha çok güldüm .allah da sizi güldüre.amin.


By Pikachu on Tuesday, November 14, 2000 - 02:32 pm:

Muahah yurdum insanı diyen agzina attiriyim senin got oolani.blamazsin tabi bu kadar kufur at boku larvası

sende ne arar o daarcık amcık kafalı ipne..


By Delibozan on Tuesday, November 14, 2000 - 02:34 pm:

lam orospunun am kılı pikachu.. sen daa ananın memesinden döllü sütü içerken ben küfür öretiodum la bebelere puştun her gün siktiii ibne..




By Lolo on Tuesday, November 14, 2000 - 02:51 pm:

mukemmel olmus.tebrik ediyorum.tum zamanlarin

en komik forumu olmus.hulusiyi de mahmudu da

tebrik ediyorum ben.ali ye ise nisan takmak

istiyorum.cok basarili, supper yerlerde yuvarlandim

gulmekten.baska bi forumda da daha bulusmanizi

temenni ederim.


By Wolftans on Tuesday, November 14, 2000 - 02:57 pm:

cok mustesna, biz ce yani


By Shorty on Tuesday, November 14, 2000 - 03:16 pm:

ulan hepiniz ahlaksız top heriflersiniz ulan bu sayfayı yayınlatan heriflerde deli

HEPİNİZ MANYAK TİPLERSİNİZ



By Hortum on Tuesday, November 14, 2000 - 03:17 pm:

takdir ve tebrikle valla.

gece gece yerlere düştüm okurken.özellikle filize yazılanlar bitirdi olayı. ama yaratıcılığınız az. hep ana avrad sülale...

söz söylemek sanattır ve küfür de buna dahildir.birazcık beyniniz kullanın da her mahalle kavgasında söylenen şeylerin üstüne çıkın illa küfredecekseniz.

ayrıca sezen V8 motor olmuş haberiniz ola.


By Shorty on Tuesday, November 14, 2000 - 03:36 pm:

TÜRK MİLLETİ HEP BÖYLE Mİ TANINACAK YA BİRAZ TERBİYENİZİ TAKININ BE AMELE HERİFLER


By Papatya99 on Tuesday, November 14, 2000 - 03:36 pm:

Cok sikicisiniz bence


By Heyyahey on Tuesday, November 14, 2000 - 03:47 pm:

abi öldüm gülmekten

allah size uzun ömürler versin ne diim ;)


By SexyGirl on Tuesday, November 14, 2000 - 03:47 pm:

Selam arkadaslar ben Aray

cok guzel kufretmissiniz. Ben mazosizt bi kizim. Eger sakincasi yoksa bunlari sizlerin agzindan dinlemek isterim. Bana kufretmeniz beni en cok mutlu edicek sey olucaktir. Once arkadas olmaliyiz tabi. Hulusi beyi ozellikle cok tanimak isterdim. Bana yazin beni arayin cok sevinirim. Telefonum 0532 2762205



SexyGirl


arayarsu@yahoo.com


By SexyGirl on Tuesday, November 14, 2000 - 03:50 pm:

Selam arkadaslar ben Aray

cok guzel kufretmissiniz. Ben mazosizt bi kizim. Eger sakincasi yoksa bunlari sizlerin agzindan dinlemek isterim. Bana kufretmeniz beni en cok mutlu edicek sey olucaktir. Once arkadas olmaliyiz tabi. Hulusi beyi ozellikle cok tanimak isterdim. Bana yazin beni arayin cok sevinirim. Telefonum 0532 2762205



By Mavigozluk on Tuesday, November 14, 2000 - 03:53 pm:

Helal olsun herkese..

Aliye ozel tebrikler.. herif super, bi gun ders mers versin millete kufur konusunda

(not: mahmut hakli)


By Mandalin on Tuesday, November 14, 2000 - 03:54 pm:

hahah bazilarinin isine yaramis bile sanirim burasi... cok komik gercekten baya hit alir bu site ne diyim... :)


By Magaraci on Tuesday, November 14, 2000 - 04:04 pm:

küfür etmeyi sevenler, karısından ottan boktan sebepten ayrılmış olanlar, levent kırca hayranları, oya başar düşmanları, amerikalı bakireler,diğerlerinden üstün olduğunu düşünenler, sezen fantazisi olanlar ve herkes dinlesin: internette saatlerinizi harcamayın. ister karınızdan ayrıldığınız için ister sevişecek bir erkek bulamadığınızdan ya da neden olursa olsun bunalımdaysanız işte önerim: mağaracılık sporuyla uğraşın. Gerçekten stres falan kalmıyor insanda. Ayrıca oldukça ucuz da bir spor. Türkiye'de yapan birkaç üniversite kulübü var. Hemen temasa geçin. Bana bu sayfadan ulaşabilirsiniz. Öptüm.


By Filizin Erkek versiyonu on Tuesday, November 14, 2000 - 04:23 pm:

harika super

yani ne desem bos

odevim var ama bu yaziyi dusunuyorum yanliz