Google+ boş mideye iki duble viski: Depozitolu şişelerin iadesi ile alınan dokuz bira

19 Mayıs 2013 Pazar

Depozitolu şişelerin iadesi ile alınan dokuz bira

-İşte ben Zeynep'i sikeceğim. İrem'i de ayarlayacağım...
Üzerinden ne kadar geçti, bilmiyorum fakat bu tarz cümleleri kurduğum zamanlar çok eski değil. Modern tüketim aleminde, kadınları, çeşitli ayak oyunlarıyla tüketmeyi denemiştim. Cümleyi kuran herifin gözlerinin içine bakan, karşısındaki elemanın bir gece, bu herif sayesinde skora gidebileceğine dair inancı gördüm. Hayatımda bu kadar büyük bir inanç kütlesi görmemiştim. Yancının götünden, göt deliğinden; "inanç" kelimesini oluşturan harflerin çıkması an meselesiydi. Neyse ki, modern maymunlar olarak, sokağın ortasına çıkmıyorduk.
Sonra, şu an üstünü karaladığım defter ve 31 çekmek için penisim yerine kullandığım bu kalemi aldım. Bara geçtim. Devrimci, alkolik solcu kadınla, faşist bir herif ve ofisi yakınlarda bulunan bir bilgisayar mühendisi, ortak payda olarak maltı seçmişti. (NOT: Devrimci çirkin kadınla faşist herif gecenin sonunda el ele kol kola eve gittiler. Bir kez daha tiksindim.) Kadın sordu:
-Adem ile Havva kardeş olarak gönderilmedi mi?
-Öyle de olsa, Tanrı tek bir çift yerine gönderemez miydi?
Bu saçma diyalog, aklıma, yaradılışa dair düşündüğüm tek soruyu getirdi.
"Günden güne aptallaşıyoruz. Dakika dakika, saat saat... Çünkü hepimiz akraba evliliğinin, ensest ilişkilerin sonucuyuz. Her yerine nesil, birer ucuz, ahmak nesle sebep olacak. Savaşlar ya da polisler için alkış tutan çığırtkanlar bile göreceğiz. İnsanoğlu, başarısız bir proje olarak kalacak yaratıcının gözünde. Muhtemelen, projenin üstüne tıklayan programcı; yani yaratıcı, Shift+Delete'e basan da olacak.
İşte o gün, eskilerin deyimiyle kıyamet günü olacak ancak; ilk taşı atakabilecek kadar günahsız olamayacak kimse. Çünkü; 'Günahların en büyüğü, aptallıktır.' "

17.05.2013
Yorum Gönder