Google+ boş mideye iki duble viski: Akşamdan kalma tesirli metropol notları 4

24 Ekim 2012 Çarşamba

Akşamdan kalma tesirli metropol notları 4

Modern zamanların gerektirdikleri...
Uyan, hazır kahveden ne kadar nefret ettiğini sayıkla. Bir teknoloji marketinde denediğin ve kredi kartına 10 taksitle çok ucuza aldığını düşündüğün espresso makinasını çalıştır, Espressonu, aynı teknoloji marketinden aldığın kahve makinasından çıkan kahvenin içine dök. Bunun adı "double espresso shot americano" olsun. Dışarıda bu kahveyi on liraya içemeyeceğini düşün, aptal bir mutluluk yaşa.
Kahveni yudumlarken tabletinin ya da bilgisayarının başına geçip modern bloglar ve modern tasarımıyla övünün, içi boş haber sitelerinden haberleri oku. Kimisine yorum yazacak ve dünyayı kurtaracak kadar aptal ol. Ardından sözlüklere gir, gündemle ilgili bir iki entry oku. Bu entryleri Twitter ve Facebook'unda paylaş. Ha unutmadan Twitter'a gir, senden bahseden kimse var mı diye bak. Hazır sosyal medyadayken Instagr.am'ı çalıştır ve kahvenin fotoğrafını çek. Opsiyonel olarak kahve kupasının ya da fincanının yanına bir adet kemik çerçeveli gözlük koyabilirsin. Fotoğrafa filtre uygula ve gönder internete.
Pazar sabahı IKEA'ya git, hayatın boyunca kullanmayacağın ufak tefek bir sürü ev eşyası al. Araban yanındaysa hazır IKEA'dayken uzun zamandır değiştirmeyi düşündüğün Lack sehpaya bir alternatif satın al. Tornavida, matkap gibi araçların da en az bir yıllıktı değil mi? Hemen yeni bir alet takımı oluştur ve alışveriş sepetinin içine at. Karnın acıkmıştır... İsveç köfte yerken sınırsız içeceğin avantajlarından ve ucuzluğundan bahset yanındakilere. IKEA'ya yalnız gidecek kadar asosyal değilsindir. Ancak IKEA'ya giden yol trafiğini çekecek kadar boş olabilirsin. Eve gidince aldıklarını fırlat bir kenara...
Duş jeli, deodorant, parfüm gibi kişisel ürünler alırken reklamlarına dikkat et. Ürünler reklamlarda karşı cinsin ilgisini çeksin. Sen de bu reklamlardan etkilenerek bakım ürünü tercihlerini reklamları baz alarak yap.
Alkol? Evet bir şişe Fransız şarabı ve altılı Belçika birasının hayranısın. Telefonundaki uygulamada bu, marketlere gittiğin zaman "fix" alacağın ürünler listesinde. Şarabın yanına, Vedat Milor'un programında izlediğin antrikot etten de al. Kendin yapamazsın da, sonuçta internet var... Tarifini bulursun bir yerlerden.
Haftabaşı... Duş, diş fırçalama, gargara, kolalı gömlekler ve plazaya yolculuk zamanı. Bugün biraz yorgun gibisin, bu yüzden evde kendi başına yapacağın kahve seni ayıltmayabilir. Metroya binmeden  önce Starbuck's olmalı durağın. Kahveni al, metroya bin. Tabletinden bir şeyler oku yine, kahveni yudumlarken.
İşyerindekilere sıkı bir "Günaydın" de. Motive olduğunu düşünsünler. Patronunun yanına git. Haftasonunun nasıl geçtiğini sor. Muhabbeti olabildiğince uzattıktan sonra raporları getirdiğini söyle. Patronun en sevdiği çalışansın sonuçta. Hem muhabbetinin iyi olduğunu düşünüyorsun, hem de yalakalık asla haddine değil. Nefret edersin yalakalardan.
"İşyerinde yorucu bir gün..." tweeti attıktan sonra sevgilinle buluş. Sinemaya gidin. Sinemadan çıkınca sevgilin etin aslında karaciğere ne kadar zararlı olduğunu söylesin. Aldığın antrikotu çok duyarlı olduğun için parçalara ayırarak kediler için kapının önüne koy, sevgilin sana brokoli haşlama hazırlarken.
Yemek yerken, L koltukta birer kadeh şarabı mideye indirmeyi de unutmayın. Ardından o yumuşacık polar battaniyenin altına girin. Televizyon izlerken onu dürt. Uyumak üzere çünkü. Yatakodasına geçin.
Daha genelleme yapılabilecek çok şey var aslında. Ancak ilk aklıma gelenler bunlar. Ayık kafayla yazdığım için, yazdığımı da pek beğenmedim. Yine de yayınla gitsin... Sonuçta boşuna almadım bu IPad'i, değil mi?
Tabii ki IPad almadım.


Yorum Gönder