Google+ boş mideye iki duble viski: Çakma Bukowski Öyküsü Pt. 4

24 Haziran 2009 Çarşamba

Çakma Bukowski Öyküsü Pt. 4

Onun yolunu gözler olmaya başlamıştı. Ne zaman taşınacaktı? Ne zaman o yüzü bir daha görebilecekti, yaklaşık 8 saattir bunu düşünüyordu... Balkonda sigarayı Türk gibi dibine kadar içip içeri geçti.

Tabanına kuruttuğu ve yuvarlak yaptığı sümük parçalarını yapıştırdığı yatağından ani bir biçimde uyandı dışarıdan gelen sesler sebebiyle. Odasının, eve yerleştiğinden beri bir kez bile silinmemiş camından aşağı baktı. Ufak ama -Hint usulü- bir sürü eşyanın üstüste konulup iple sabitlendiği kamyon yolu tıkamıştı. Kamyonun etrafına bakarken onu gördü.

"Ulan şimdi ben aşağı insem, bu adamların başında dursam, kızın işlerini hafifletsem, kız kesin daha sonra verir bana. Evet kesin verir. Yardım ediyoruz sonuçta." diye düşündü.

Yüzünü yıkadı, dişlerini fırçaladı. Rahat bir erkek imajı oluşturabilmek için lise basketbol yıllarından kalma dizaltı şortu ve parmakarası terliklerini giyip, iniverdi aşağıya.

-Günaydın, dedi Melis.
Kalbi hızlı hızlı atmaya başladı Melis'i görünce.
-Günaydın. Yardımcı olmamı ister misin? Yani yapılacak bir şey var mı? En azından adamların başında durup eşyaları istediğin şekilde yerleştirmeleri konusunda onları yönlendirebilirim.

Kendisi bile inanamadı bu kadar akıcı ve düzgün bir cümle kurabildiğine.

-Yahu çok iyi olur aslında. Annemi aramam lazım çünkü. Yukarı çıkalım göstereyim ben sana kendi odamın düzenini. Ondan sonrasında istediğin gibi dekore et evi, nasılsa daha sonra sürükleyerek biz eşyaların yerlerini değiştiririz.
-Tamamdır.

Melis 15 dakika kadar direktifleri ve brifingi verdi.
-Burada nerede kontörlü telefon var biliyor musun? Yurtdışını arayacağım da...
-Az ileride bakkal var oradan arayabilirsin.

"Ooo, ailesi yurtdışında yaşıyor veya yurtdışına seyahat ediyor, kesin verir bu." diyordu beyninin hayvanlık ve osbir komutlarını veren kısmı... Arabesk yanı ise kalbinin, "Ayrı dünyaların insanıyız." diyor ve iç çekiyordu.

-Peki. Birazdan dönerim ben.

Adamların yanına gitti.
-Ağabey başlayalım mı artık taşımaya?
-Olur yiğenim. Sigaralarımız bitsin hele, başlarız.

Sigaralara baktı. Yeni yakılmıştı Samsun'lar...

NOT: Yakın zamanda final bölümüyle birlikteyiz. İki bölüm birlikte yayınlanacak finalde... Lost hesabı yani. Ama merak etmeyin. Bir sezonluk yazı dizisi bu. Kafanızdaki tüm sorulara -böyle iğrenç bir öyküde de aklına soru takılan varsa bana ulaşsın, gerekli muameleyi yapayım- cevap bulacaksınız...
Yorum Gönder