Google+ boş mideye iki duble viski: A Wingman, A Problematic Couple, A Girl Who Thinks She's Leasbian...COMING THIS SUMMER! Dirty South Squad on Holiday!

17 Şubat 2009 Salı

A Wingman, A Problematic Couple, A Girl Who Thinks She's Leasbian...COMING THIS SUMMER! Dirty South Squad on Holiday!

İnternet kafenin önü... Mersin'de canım Denizhan2'de sıradan bir yaz akşamı... Zınk diye bir mesaj geldi. Mesajı oku? Gönderen: Okay. Mesaj: Yarın Susanoğlu'na gelmek istiyorsan sabah 11'de internet kafenin önünde ol... "Susanoğlu'da bir sürü yabancı var, hatunlar taş, artık gençlik orada oğlum!" gazıyla onayla gelmek istediğini...

Sabah uyan, git internet kafeye. İğrenç Silifke Kop otobüslerine bin. Ama sadece ben ve arkadaşım değil... Bir de arkadaşımın çirkin ve platonik aşkı "X" kişisi... Yoldaki muhabbet;
-Y'nin evinde kalırız bu akşam...
-Y kim?
-Benim İstanbul'dan çok yakın bir kız arkadaşım...
-Evde tek mi kalıyor kız?
-Yoo hayır, annesi babası da var.
-OMFG!!!

Gittik mi biz Susanoğlu'na... Hatun fena değil hani, arkadaşla yapmaya çalıştığım anlaşmaysa, akşama benim hatunu oyalayacağım ve elemanın alkollü platonik aşkını çok rahat yiyebileceği şeklinde... İlk teklifimde çocuğun cevabı:
-Yok abi gerek yok ya, rahat ol...
-Tamam ulan, insanlık ettik wingman'in olalım dedik. Sen bilirsin.

Neyse eve bi gittik, hatun resmen annesiyle babasını evcilleştirmiş. Kadınla adam biz gelince 5 dakika muhabbet edip çıktılar... Havuz, deniz faslı derken hatun harbi ilgilenmeye başladı benimle. Tamam dedim akşama güzel olacağız... Ancak birinci bomba havuzda patladı... Tek başıma yüzerken harbi güzel iki tane kızın yanına yanaşıyordum. Hani dövmeler de var, şekil şemal de düzgün, kolay iş diyerekten... Ulan hatunlarla aramda bir metre mesafe var, tam muhabbeti kuracağım, arkadan bağırdı X kişisi...
-Mahmuuuuuuuuut!
-Ne var!?!?!
-Gelsene birlikte yüzelim deli. İhihihihi :)))
-(Bok var di mi birlikte yüzeceğiz. Siz üçünüz takılın işte...) İyi tamam...

Neyse çomak soktular mı bunlar benim tekere... Tepem attı, yemek yemeye gittim. Döndüğümde;
-Nereye gittin?
-Yemeğe...
-Ya niye tek başına gittin, beraber yerdik işte!
X kişisi ayak bağı olmaya başlıyor, Okay topuysa kızın bana karşı dırdırını engellemekte güçlük çekiyordu. Neyse deniz faslı başladı... Fena açıldık. Bendeki amaç hala oyalamak, yani herhangi bir dürtü yok hatuna karşı... Neyse başbaşayız ve bayağı açıklardayız... Bir artistlikle,
-Ben derine inip kum almaya çalışacağım, dedim. Daldım dibe çıkardım kumu 4 metreden...
-Ben de yapacağım, dedi ve hatunun dalmasıyla benim gözlerim direkt olarak hatunun dışarı çıkan, erkeğin en çok tahrik olduğu iki lobuna takıldı. Evet, şimdi de ben hissediyordum bir şeyler...

Ardından gittik eve. Duşlar alındı, meyveler yenildi... Sonrasında tanımadığımız başka bir velet... 16 yaşlarında... Z kişisi... Dırdırdır Y ile Z kaynatırken bambaşka aptal bir kızın ergenlik sorunlarını, annem aradı... Dönüp dönmeyeceğimi sorduğunda hayır cevabını alınca, bayağı bir kızdı. Kimin evinde kalacağımı merak ederken cart curt benim şarj bitti. Neyse ki aile problemini galeyana getirerek çözmüştüm. Gelgelelim içinde bulunduğum durumsa sinirimi bozmuştu... Kızların klasik ergenlik sorunlarını dinlemekten ve bunları konuşmalarını duymaktan tiksinirim çünkü... Ama güneş batmıştı, yavaş yavaş hazırlanıp aşağı indik...
-Plan nedir?
-Bence sabahlayalım! :)
-(Ebenin .mı! Ulan bir tarafımıza kum kaçacak!) Olabilitesi var...

Buzlar içkiler ayarlandı ama pat! Mesut'la bir arkadaşı çıkageldi. Mesut kim derseniz, X kişisinin platonik olarak aşık olduğu insan... Kaçtı mı Okay'ın da keyfi... Fitil oldum ben de açıkçası... Kardeşimin keyfi kaçtı çünkü, dövsek bunları dövemeyiz de, yarma gibi iki tane topaç. Mesut'un arkadaşı ise kendini rocker sanan 20liklere benziyor. Oturduk neyse sahile içiyoruz; zınk diye rocker görünümlü kazma:
-Ne dinlersin abi sen?
-Soulfly, Sepultura, Down, Pantera falan... Sen?
-Metallica işte, Pentagram...
-(PUHAHAHA velet)Anlıyorum...
-Bir şey çalıyor musun?
-Speed Metal yapan bir grubum var, takılıyoruz onlarla işte.. Vokal yapıyorum.
-Ben de bas çalıyorum. Bilmem ne üniversitesinin stüdyosunda çalışıyoruz biz. Hatta geçen akıllı tv'ye çıktık.
(Oldu bende bir flashback. Bahçeköy'de Özgür diye abim sayılabilecek bir elemanla kalmıştık 1 sene kadar.. Sıkıntıdan tv izlerken zınk diye bunun telefonu çaldı. Akıllı Tv'den aramışlardı. Bir programa(Campus Performance) katılmalarını istiyorlardı. Amaç, üniversitelerde rock müzik yapan gençleri ekrana yansıtmak işte... Neyse, bunların da grubu var o ara. Gore ve Ötesi... Çata çuta Death Metal yapıyorlar... Telefondaki dallama da akilli.tv adresinden programın bir bölümünü izleyebilirsiniz demişti. İzlemiştik... 5 tane velet Metallica-Fuel ve Pentagram-Bir çalıyordu. Ama rezalet performans, vokal desen boktan, bi de üstündeki Pantera tshirtü Özgür'ün taşşak konusu olmuştu bana karşı... )

-AAAA ONLAR SİZ MİYDİNİZ?!?!?!
-Evet abi! (yüzünde bir parlama) Beğenmiş miydin?
-Benim tarzım değil pek, vokaliniz berbattı onu hatırlıyorum bir tek.
-.... Şimdi de Kemancı'da falan çıkacağız işte...
-İyi...

Bu kısa muhabbetten sonra kalktı gitti bunlar. Başladık "Ben Hiç..." oynamaya... Şimdi amaç Y ve Z'yi oyundan çıkarmak, böylece Okay'la X'in başbaşa kalmasını sağlamak... Klasik sorular, ben hiç aşık olmadım, ben hiç sevişmedim, ben hiç sevmedim... Ben hiç sevmedim sorusunda -daha önce sevdiğim için- içtim. Ben hiç aşık olmadım sorusunda ise içmedim. Z zınk diye atladı...
-Senin cevapların çelişiyor.
-Aşık olmakla sevmek farklı şeylerdir... Aşk kadar büyülü bir şey tattığımı hatırlamıyorum şimdiye kadar...
-Hımm peki. (Klişe kız göt oluşu)

Sorular birbirini, içkiler de bizleri kovaladı... Kaldık Y ile ben başbaşa... Okay da X ile denize giriyor...
-Ben hiç karşı cinsle cinsel ilişkiye girmedim, dedim. Ben içtim bu içmedi...
-Ben hiç kendi cinsimden biriyle cinsel ilişkiye girmedim, dedi. Ben içmedim, ama bu içti...

Dünyalar başıma yıkılmıştı... Allah belanı versin Okay... A.k. beni buralara kadar getirdin tek kalma diye geldim, ama bu da yapılmaz ki be! Dondum kaldım, hayattan soğudum, bir sigara yaktım, bu ortamdan kurtulup evime gitmek istiyordum ama saat gece yarısını geçiyordu...

Bir ara bir tane amele geldi...
-Arkadaşlar biz de yürüyorduk da buradan, hoşluk olsun muhabbet olsun diye oturmamızın bir sakıncası var mı?
-Olmaz abi. Oturamazsınız. (Okay'ın karizma sesi, artist piç...)
-Tamam peki.

Saat 1 oldu, 2 oldu. En sonunda dedim ki,
-Burada sabahlayacağız mı harbiden?
-Evet niye ki?
-Ya her tarafımız kum olacak o yüzden soruyorum.
-Bir şey olmaz sabahlarız ya...
-O zaman ben ince ince siteye gideyim bari ya, öldüm bittim çünkü her yerim kum...
-Ya saçmalama!
-Niye ya, orada banklar vardı oh mis işte, güvenlik de var hem.
Zar zor ikna ettim bunları, gittim siteye, yattım bankın tekinde... Güvenlik görevlisi geldi...
-Öyle yatma kardeşim boynun tutulur.
-Yarım saat sonra arkadaşlarım geliyor abi. Sigara?
-Alayım.
-Kaç saat abi senin bir nöbet? (hemşeri muhabbeti çekiyorum ki siktiretmesin beni anında)
-6. Kardeşim bu dünyada her şey allahın takdiridir...

diye girdi, Antep'te cinleri öldüren bir Ghost Buster olduğunu anlatarak çıktı.
-Neyse abi sen devriyeni yap konuşuruz daha sonra...
-İyi geceler kardeşim.

Bu gözden kaybolunca net kafeye attım kendimi. Yarım saat kadar milletle konuştuktan sonra Okay aradı, eve gidiyoruz hep beraber demek için. Kalktım internet kafeden... Kasadaki herif:
-Zamanını doldurmadın abiş?
-Zamanlar geçicidir...

Artık nasıl bir sinir harbi yaşıyorsam posta koymaya da başlamışım. Gittik eve... O an bekar olmanın rahatlığını hissettim. Çünkü Okay'la X tek kişilik yatakta yatıyorlardı. Ben de tek kişilik yatakta tek yatıyordum. Y ise balkonda yatan bir manyaktı. Gelgelelim yirmi dakika sonra Y geldi.
-Hadi balkonda sigara içip müzik dinleyelim!
Ben:
-Ya git manyak mısın?
-Ya hadi kalkın, gidelim balkona. Kimse gelmezse müziği buraya getiririm!
Aldı laptopu geldi, müzik son ses tabi... Yan odada ise annesiyle babası uyuyor. Kadınla adama acıyıp, Okay'a da wingman kavramını öğretebilmek için bunları başbaşa bırakıp balkona gittim. 1 saat boyunca sevgilisinin fotoğraflarına bakıp Johnny Cash dinledikten sonra, gecenin postasını koymaya hazırdım...
-Birazdan uyumazsam başım omzuna düşecek ve gecenin ilk ve son tokadını yiyeceğim. O yüzden iyi geceler...
Sabah da erkenden uyandım, kahvaltı güzeldi en azından. Ettik kahvaltıyı döndük evimize. Ev gibisi var mıymış ulan... Bak şimdi hikayeyi anlattım yine sinirim bozuldu... Bir sigara yakayım bari...
Yorum Gönder