Google+ boş mideye iki duble viski: diyalog
diyalog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyalog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2013 Salı

Akşamdan kalma tesirli metropol notları 23

"Oğlum neden böyle canavar kızlarla birlikte oluyorsun?"
Boynumdaki morluğu sorunca, biriyle yattığımı söylediğim annemin tepkisi. Halbuki bilmez ki; bir çok kadın girer çıkar hayatıma, seçici olmam kimi zaman; ruh halim çöküşte değilse ve canavar benimdir, o kadınlardan ziyade. Ancak bu, beni ne Kazanova, ne de Otis Abi yapar. Aynı tas aynı hamam devam ederim. Kimi zaman yalan söylerim, her yeni cinsel ilişkiyle acımı dindirdiğimi iddia ederim lakin dindirdiğim tek şey açlıktır. Boş, basit ve "yozlaşmış" oyun; oynamaya değerdir çoğu zaman çünkü bilirim ki; masallara konu olacak bir ilişki, gündem dışıdır. Gündemin içine girdiği anda, benim geceleri çektiğim uykusuzlukla, rahatsızlığımla ya da imkansızlığıyla meşhur olacaktır. Kısacası, rakı sofrasına meze olacaktır.

"Yaş ilerledikçe, ilgisini çekebileceğin kadın tonajı düşer."
Yaşım ilerledi...
Çeyrek asıra yaklaşıyorum. Geçen seneye kadar her şey yolundaydı. Bukowski değilim, arzu ettiğim her kadınla birlikte olamadım cinsel ya da duygusal olarak. Çok değiştim ancak elle tutulur bir başarım yok. Sistem oturtmaya çalışan bir teknik direktör gibiyim. Beş sene sabredilse takımımı şampiyonlar ligi şampiyonu yapacağım evet; ancak ne ben kendime sabredebiliyorum, ne de başkaları bana sabır kredisi verecek durumda. Çünkü dokunuyor, gömülüyorum bir sürü şeye. Yazmak, çalmak, video montajı, djlik, kart numaraları; bir değil, binlerce parçaya bölünen ufacık bir beynim var ve bu yüzden beş seneye ihtiyaç duyuyor teknik direktör. Ne taraftarın(ailem ve arkadaşlarım) sabrının kaldığını, ne de rakibin acıma duygusuna sahip olduğunu(kadınlar ve hayat) görüyorum.
Gördüğüm en keskin dönüşüm ise, belirli bir klasa; veya maddi duruma veya işe/güce/tarza sahip kadınlara daha fazla hitap edemeyişim. Onlar yirmilerinin başlarındayken; süründürebiliyordum bile. Çünkü etkiliyordum bir şekilde. Ya onlar için bir iki sayfa karalardım, ya da onlarla yüzyüzeyken sadece bir saate ihtiyacım olurdu. Ancak devir değişti artık...
Biliyorum, zengin koca kaygıları yok veya zengin sevgili. Kendilerine içki ısmarlatmak isteyecek kadar varoş ya da rezil kaltaklar da değil onlar. Ancak masallara inanmayacak kadar da akıllılar. Hepsinin okulu bitmiş, altlarında araba, kiminin şirketi var, kimi üst düzey yönetici, kimi babadan zengin ancak babasının parasını da sokağa saçmıyor. Bir yerinden tutunabilmişler hayata; ben mezun olmayı ve zamanımın gelmesini beklerken; onlar çoktan bitiş çizgisini geçmişler ve zafer koşusu atıyorlar. Harcadıkları emeği gözönünde bulundurarak, yanlarındaki erkeklerin de belli şeyleri başarabilmiş olmasına özen gösteriyorlar. Konuşsan, saatlerce konuşabilirsin ve bir çok konuda bilgili olduğunu söyleyebilirsin onlara ancak modern tip Hemingway olmak işe yaramıyor artık, en azından onlarda. Bu yüzden seninle ilgilenecek kadın sayısı, yaşın ilerledikçe azalıyor; tabii, ilerleyen yaşınla beraber bir Ali Ağaoğlu'na dönüşmüyorsan.

"Dedemi kaybettiğimde, doktorun katil olduğunu düşünmüştüm." 
Günler önce bir yorum gelmişti... Yayınlayıp yayınlamadığımı hatırlamıyorum o yorumu ancak basit olarak "Karıcısın!" diyordu yorumu atan kişi. "Karıcı" daha önce karşılaştığım bir tabir olmadığı için ilginç karşılamıştım. Sanırım anlamı, kadınlarla kafayı bozmuş erkek. Evet, öyleyim. Ancak sırf sana cevap olsun diye son paragrafı paylaşıyorum.
Çocuk aklı... Yaylaya gitmiştik ailecek. Ben niye gittiğimizi bilmiyorum çünkü sadece beş yaşındayım. O zamana kadar bana şaklabanlık yaparak beni güldürmeye çalışan adam yatağa düşmüş. Ancak kan bağının önemi konusunda hiç bir fikrim yok. Sadece bir adam, yatıyor, biraz da hasta gibi... Tabii son günleri olduğu için yayla evine yerleştiğini geç fark ediyorum. (takriben on yaşıma bastığımda, bir diğer cesetle karşılaştığımda fark ediyorum ölümün ehemmiyetini) Ardından çocuk aklı işte, kötü bir şey olduysa; her zaman bir suçlu vardır. İntikam alınacak biri, nefret edilecek ya da suçlanacak biri. İnançlı bir aileye(bağnaz değil, inançlı) sahip olduğumdan ve güney kültürüyle yetişmiş olduğumdan dolayı da, Allah'ı suçlayamıyorum. Evet, kesinlikle doktorun bok yemesi dedemin ölümü. Başka doktor olsaydı daha fazla yaşardı ve ben bu fabrika işçisini, Mersin yerlisini daha fazla tanırdım.
Keşke ahmaklık sadece çocuklara özgü olsa... Çocuklar dışındaki ahmakların hepsi katledilse...

NOT: Bira.fm harika bir radyo evet; ancak Ryan Adams'ın Wonderwall yorumu daha harika. Tabii bununla beni tanıştırdığı için Bira.fm sanal dj'lerine minnettarım.

1 Mart 2011 Salı

Çarpık, yozlaşmış, "Adını Sen Koy".

-Mahmut, öyle deme abi... Şimdi gerçekten bir soğukluk, bir gerilim oluyor seksten sonra.
-Lan oğlum neyi demeyeyim? Demek ki yeterince tatmin edemiyorsunuz yattığınız kişileri?
(Öteki arkadaş)
-Mesela 00000 Bar'da çalışan 11111'i biliyor musun?
-Bilmiyorum?
-Kızıl saçlı, güzelce bir hatun.
-Hala bilmiyorum da anlat...
-Abi biz onunla yattık mesela, daha sonra muhabbet direk sıfır.
-Rahat olmayı denedin mi? Bak mesela bu herif(ilk cümleyi söyleyen arkadaş) ne kadar şikayetçi olsa da, az önce daha önceleri yatmış olduğu bir hatunla gayet sarılarak muhabbet etti.
-Soru soruyorum çok kısa cevaplar veriyor.
-Bir şeyi merak ettim, sen bu kızla; bir sevgilin varken mi yattın?
-Evet.
-Kız, sevgilin olduğunu biliyor mu? Veya, sevgilini tanıyor mu?
-Ortak arkadaşımız.
-Yüzüne baktığına şükret ulan.
-Niye abi? Tecavüz etmedim sonuçta kıza? O da istedi.
-Lan ne batılı, ne modern adammışsın sen.
-Anglo saksonum ben.
-Angloyu bilmem de "sakso"n olduğun doğru.

Sinerji'de çalıştığı için bu aklı-evvel arkadaş; aklıma birden sinerjideki bir anım geldi. Yine bir diyalog... Ve evet, yine bir yabancı kadınla...
-Siz Türkler, çok farklısınız.
-Neden?
-Çok fazla aldatma var, çok fazla aldatan var. Kesinlikle azgınsınız demeye getirmiyorum ancak herkes birbirini aldatıyor.
-Ben farklıyım demem bir şeyi değiştirmez değil mi?
-Senin farklı olduğunu biliyorum. Her ne kadar bazen çok genç olduğunu düşünsem de.

Aklıma takılmıştı bu sözlere ve kolay kolay da unutamadım.

Ben bu denli uçlarda yürümedim konu sevdiğim kadına gelince. Belki ciddi olmayan bir iki ilişkimde başkalarıyla yatmışımdır, ancak "kız arkadaşım" sıfatını yakıştırdığım kadına da bunu yapamam.
Çünkü hayatıma giren-çıkan kadınların çoğuna bu sıfatı yakıştırmam. "Adını koyalım" dendiğinde, beklememiz gerektiğini belirtirim. Çünkü kapanırım, düşünürüm biraz. Veya takılmaktır yaptığımız, kim bilir. Ancak tartmak iyidir, alelacele bir ilişkiye başlamak ve boktan Türk pop kliplerindeki klişeleri hatırlatırcasına ayrılmak, o kadına karşı duyduğun saygıyı kaybetmekten ziyade.

16 Şubat 2011 Çarşamba

Gerizekalı Kadınlar vs. Ben

says:
bu arada
mahmut
sırtın için
cildiyeye git
bence
dokunurken pürüzlü
ister sikine tak ister kafana
DIS says:
ıı ben öyle bişey yaparsam
seni de laazer epilasyonda görebilecek miyim?
says:
ben gittim bebeğim.
DIS says:
ooo vallaha mı lan?
says:
evet ve sana
DIS says:
göğüs aralarına uçak inebiliyor mu artık?
says:
teşekkür ediyorum
DIS says:
bak şimdi işin rengi değişti
says:
sen dedikten hemen sonra gitim
DIS says:
ben bişey demedim ki
selçukla karıştırıyorsun
says:
aynaya bakıp fark ettim
erkeklerin önerilerini dikkate alırım
DIS says:
bak kızım, bak güzelim
says:
yo sen demiştin
bana
DIS says:
iyi halt edersin de
ben sana öyle bişey demedim
selçuk dedi
says:
dedin mk
dedin lan
öff
manyak mıyım hatırlıyorum
DIS says:
ayrıca sırttaki sivilcedir, geçer de ahmaklık geçmez yavrum be
says:
bir epilasyona git gel dedin
DIS says:
şizoluğun da ayrıymış ha...
says:
aynaya baktım doğru dio bu herif dedim
DIS says:
o herif ben değilim işte
says:
öyledir bu işler. bir buçuk sene tedavi gördüm lan ben
uyuyun siz uyuyun hahaha
DIS says:
afferin erol büyükburç
says:
baybay ^^
DIS says:
iyi ki görmüşün o tedaviyi
fitil de verdiler mi?
yook anala biraz meğilin vardı da o yüzden soruyorum.
says:
yok ama o güzel bir şey. neyse karıştırma .
DIS says:
anal güzel, oral güzel, vajinal güzel. deliye her gün bayram şerefsizim.
tamam defol ya kafa açtın akşam akşam.

6 Haziran 2009 Cumartesi

Mersin'de 1 Haftalık Yaz Tatili Günceleri Pt. 2

klasik sıkıntılı bir denizhan - 2 gecesiydi... her zamanki geyikler;

"abi şu sitede neden hiç kız yok?"
"lan sitenin resmini ben x'deki arkadaşlara gösteriyorum, inanmıyorlar burada yaşadığıma."
"kayıp nesiliz resmen. 90 ve altıyla 85 ve üstünde bir dolu hatun var biz yaşlarda hiç yok anasını satayım."

sivri bir arkadaş atladı;
"abi gidelim dışarıya. kızlarla tanışıp buraya çağıralım."

plan mantıklı geldi de onu yapmak için belli bir first-step'le birlikte, cesaret lazımdı. ihtimal vermiyordum ben, açıkçası kız olması için de çabalamıyordum 1 haftadan fazla kalmayacağım için.

gittik forum'a... o sivri arkadaşa, "hadi lan tanış kızlarla bak bir sürü kız var burada." diyordum, çocukta tık yok tabi söylemesi kolay. akabinde dumurlardan dumur yaşayacağımı nerden bileyim...

dolmuş durağında beklerken biz, bir kız geldi yanımıza. bu sivri arkadaşa "pardon..." dedi. arkadaş döndü, biz de kendi muhabbetimize baktık hayvanlık olmasın diye. sivriye sorduk dönünce...

-ne konuştun lan karıyla? (bkz: vizontele)
-"çok şanslısın arkadaşım senden hoşlanmış telefon numaranı istiyor" dedi kız.
-oha. bayılın ha.
-ben msn'imi verdim buradan numara almadığım için.
-vay anasını... helal olsun lan.

siteye dönünce çocuklara anlattık olayı. ohannesburgerledi arkadaşlar bir güzel. lakin 3 kız 1 erkek takılmaları gerçeğini belirtince biz, elemanlardan bir tanesi;

-lan erkek için istemiş olmasın numarayı?
-hakikaten ha, çocuğun saçlar falan da emo gibiydi. oha lan...
-hevesini kursağında bırakmayın adamın.

dur bakalım sonunda nolacak... heyecanla beklemedeyiz.

3 Haziran 2009 Çarşamba

Mersin'de 1 Haftalık Yaz Tatili Günceleri Pt. 1

14 saatlik bir otobüs yolculuğundan sonra ayak bastım memlekete... direk bir sigara tellendirdim. sitemin kapısına baktım uzun uzun... yürüdüm yavaş yavaş, esnafa ve sabahın köründe dışarıda olan tanıdıklara birer selam çaktıktan sonra eve geç. bir duş, ardından hemen dışarıya damlamalar.

okay'la forum alışveriş merkezi. gittik, mayo beğenecekmiş bu. bakıyoruz, fiyatları çok pahalı buluyor paşa, çünkü para biriktirmesi lazımmış falan fişman. geldiğimden beri maksimum 4 saat geçmiş. 1. bomba patladı...

yer: forum avm'de billabong, quiksilver mayoları satan bir dükkan
girdik içeriye, ufak bir saçmalama yaptım;
"merhaba mayo bakıyorduk da. yani mayo ama şort. yani slip olmayacak kesinlikle. evet olmayacak."
kız bizi buyur etti gösterdi mayoları, okay bakıyor ben okay'a dönüp "oğluşum hangisini alalım sana" diyorum çocuğunu şımartan baba hesabı. kız bu espriyi kahkahalarla olmasa da, işi gereği gülümseyerek karşılıyor. okay mayolara daha rahat bakabilsin diye bir adım geri atıyor kız...

okay mayoya bakıyor, etikete bakıyor, kızın arkasında olmadığını düşünerek bana dönüp;
-95 milyon diyor ammına koyiim.
cümlesini patlatıveriyor. yüzümü avcumun içine alıyorum. hafif bir rezillik ama sadece küfürden ötürü değil, çingene pazarlığı da yapabilirmişiz potansiyeli yarattığımızdan ötürü. akabinde kız geçen sezondan kalan tek ürünü gösteriyor, okay "ben bunun içine girmem" diyor. inceden uzuyoruz...

devamı gelmiyor olayın. ama benzer dumurlar yaşayacağımızın garantisini alıyorum bu 1 haftalık süre içersinde.

6 Mayıs 2009 Çarşamba

Gereksiz Diyaloglar Kuplesi

Okulumuzda İTÜfest adı altında bir festival düzenleniyor her sene... Pek tutmadım, pek sevmem... Farklı isimlerle de karşımıza çıktı, Sporfest gibi... Genelde sahne alan isimler Türk pop camiasının önde gelen isimleri. (Kim ne derse desin) Duman, Nev gibi... Bu sene de Manga, Tarkan, Nev ve Duman'ı getiriyor organizatörler. 25 Lira öğrenci bileti... Tarkan da televizyonlara çıkıp açıklama yaptı "en ucuz İTÜ'ye geliyorum" şeklinde... Bana ne ulan tohumuna para mı saydım?
Gelgelelim bu konuda beni en çok sıkan olay, uzun süredir muhabbet etmediğim veya benimle selamı sabahı kesen kızların;
-Canım yarın Duman sizin okuldaymış, uğrayalım mı yanına?
-Canım Duman geliyormuş sizin okula Tarkan'la birlikte, biz de sizin festivale geleceğiz.
şeklindeki mesajları. Cevaplamıyorum elbette. Nasıl olsa gitmeyeceğim festivale, ve sadece Tarkan konserinde tokmakçısız kalmak istemeyen, fortçulara karşı bir amguard aradığı için bana ulaşan kadınlarla işim olmaz zira.

İkinci en çok sıkan diyalog ise, dövmelerim olduğunu bilen herkesin "Ne kadara yaptırdın? Ben de yaptıracağım." şeklindeki diyalogları... Hiç birinin de yaptırdığını görmedim. "Ne yaptıracaksın" diye sorduğumda cevap vermekte güçlük çeken bu organizamların hayat felsefesini anlamakta güçlük çekiyorum gerçekten. Benimle muhabbete girmeye mi çalışıyorsun? Pek sanmıyorum. -hiç de eskisi kadar öyle olmadığım halde- Benim kadar asi olduğunu göstermeye mi kasıyorsun? Belki olabilir ama bu da 2. planda bir çözümleme. Nedir peki amaç? 18 yaşını geçtiğin için her şeyi deneyecebilecek kapasitede olduğunu düşünmen ve bunu dışa vurman mı?
Dövme ayağa düştü edebiyatı yapmayacağım, seviyorum dövmelerimi de, dövmecileri de... Ama insanları sevmediğim doğru olabilir. Death'ten Misanthrope mu dinlesem ne yapsam...

19 Nisan 2009 Pazar

"Mahmut sen niye böylesin lan?"

Evet aynen bunu dedi, tarlasında pompalı tüfekle bir köpeği başından vuran, redneck diye dalga geçtiğimiz, ama bir ara intihar eğilimleri ve festival sırasında ortalıkta görünmemesi ve telefonunun cevap vermemesi sebebiyle acele ve telaş içinde yurdunu basacak kadar kendisini sevdiğim adanalı arkadaşım. Deme sebebi de, önemsediğim bir kız arkadaşımı bozmamdı. Diyalog:
Kızcağız: k
Ben: b
Adanalı: a

b: napıyorsun lan?
k: iyidir ya işte sahne arkasındaymış (bilmem ne) grubu. onun yanına gideceğim birazdan. sen napıyorsun?
b: sana ne lan (küfür).
Lafı koyduktan ve gülüşmelerden sonra biraz uzaklaşınca hatundan;
a: mahmut sen niye böylesin lan? kızlara karşı öfkeni k'dan mı çıkartıyorsun?
b: seksist değilim de olabilir ya harbi...

11 Ocak 2009 Pazar

Hi5...

Çok garip bir oluşum olduğu söylenemezdi... Yonja'yı alın, biraz daha genç işi yapın, beleşe getirin, yabancılara açın(yabancılar tarafından açılmıştı gerçi, di mi?).
Neyse, bir aralar benim de bir hesabım vardı bu sitede. Hatta çok kez işe yaramıştı(erkekler burada demek istediğimi daha iyi anlayacaktır.) Ancak sonra facebook camiası kuruldu, oraya el attık; akabinde üstüne bir de myspace vurgunu başladı, helal olsun diye düşünerek oraya da girdim ve hi5 defteri yavaş yavaş kapanıyordu benim için... İnternet Mahir(http://www.ikissyou.org/) olma yolunda hızla ilerlediğimi hissediyor, kendimden nefret etmeye başlıyordum. Köklü bir değişikliğin zamanıydı... İsmini buraya yazıp rencide etmek istemediğim bir çok saçma sapan arkadaşlık -benim ve hemcinslerim için karı kız kaldırma- sitesindeki accountlarımı kapattım. Mutluydum, ta ki, düne kadar... Hi5'ı diğer internet sitelerinden ayıranın, en yakın dostumla yaptığımız en saçma, en aptalca muhabbetleri, yaşadığımız saçma sapan olayları "favourite quotes" kısmına yazmamız olduğunu farkettim dün. Hemen hesap aktive edildi, içinden gerekli döküman alındı. Ve buraya yapıştırıldı. Size komik gelmeyecek, buna eminim, ancak o ara biz bu muhabbetleri her okuduğumuzda gülüyorduk. Merak ettiğiniz, burada ne saçmalıyordunuz demek istediğiniz olursa (muhtemelen olacaktır), çekinmeyin, sorun.

-dimi?
-neden dimi dedin
-...

-yarock!
-hayir yarock yok

-cocuunuzun sataniz olduunu nasi anlarsiniz?
-...(gulmeler ama gevsek gevsek)

-saha ama bole cizgisi mizgisi var
-heuehuehehu

-gotsun olm sen
-hepimiz gotuz hepimiz...
-*bam*
-iskaladin
-ben asla iskalamam sadece yasamalari icin bir sans veririm
ama istersen onu da elinden alabilirim
-*bam*
-*malum soundtrack*

-dudak tiryakisi misiniz?
-yok a.q ossurdun ondan hemen biraktim
-hehuhe

-sonuncuyu ben icmedim
-ne diyon abi
-sonuncu birayi ben icmedim
-ii
-olm sen turkce progressive yapmiyon mu
iste sarkı ismi "sonuncuyu ben almadim"
-eheh

-olm hi5 harbi kapanıyo mu lan
-abi bilmiyom da ben yolladım herkese genede
-bende yolladım da olm bence kapanmaz neymiş isim
kalmamıs mesela sikilaci bunu almıslar mı isim olarak veya sikindirik veya cinzikican
-abi bi siktir git ya
-abi buda yoktur mesela abibisiktrgit.hi5.com
-offff

-yoo bence oole diil bole cizmelerimi cıkarmısım agacın altında oturuyorum.
-ımına koiim yaaa(vidik vidik)
-öfff(bu sahıs 3. kisi yani ben)

-ASLINDA BUNLARI ALACAN BOLE EVE KOYACAN ONUNDEN GECEN OLUNCA SES CIKACAK NE GUZEL OLUR HELE GECE OLSA SUPER OLUR(suratta aptal bir "bana gulsenize ne bicim espri yaptım sırıtısı")
-öfff herkes mi salak(dusunce balonu)

-yedik dimi lan
-yedik tabi abi ton balıgını goturdun lup lup

-bide burda haftada bi gun trans yaptıracam
-trance mi abi
-hee trans ben seviyom onu
-allah belanı versin egoist herif(dusunce balonu)

-abi barıs akarsu ölmus mu
-evet ölmus
-nası abi
-arabayı hatun sürüyomus kaza yapmıs
-hehaehaheah
-abi biz niye gülüyoruz
-abi adam intaar etmis iste kıza araba vermis
-ehehehehe

-abi o diilde kızda.... pıttik pıttik....tık yok
-Muhahahahahahahahahahahahahaha, ne abi ?
-abi kızda tık yok
-haa ii

-burda da cips var isterseniz...
-isteriz(avuçla müdahele)

Tek tek konuları anlatmak istemedim, sonuç olarak ekşi sözlük değil bu, bildiğin saçma sapan bir blog. Ancak ne güzel zamanlarmış lan, 2 sene öncesinden bahsediyorum. Üniversiteye yeni gelmiş iki Mersinli, İstanbul'a sığmamaya başlayınca Eskişehir'e gitmişler, orası da yetmemiş, yazın Mersin'e dönmüşler, içmişler sçmışlar, ölüyü diriyi s.kmişler... Özlemiyor değilim o günleri, berbat yurt kokusu, ders çalışmamak, final öncesi Kadıköy'e gidip emo ve metal alemlerine akarak t.ş.ak geçmek... Yaşlandık be, bildiğin yaşlandık anasını satayım...

20 Kasım 2008 Perşembe

Yaran Facebook Konuşmaları pt. 1

-Reha

lan

ordasın di mi

-Mahmut

hea

-Reha

olm bir rüye gördüm uyandığımdan beri gülüyorum

şimdi hacı rüyada işemeye gidiyorum

-Mahmut

ee :D:D
-Reha

giriyorum helaya hafif erekte olmuş halde

işemeye başlıyorum

-Mahmut

ee :D:D
-Reha

sanki delik hortum yanlara fışkırtırya suyu

aynen öyle benim aletin yan taraflarında delikler var

-Mahmut

:D:D:D:D:

puhahahahah
-Reha

çiş sağa sola fışkırıyoru

anladın mı
-Mahmut

anladım aq :D:D

iğrençsin lan :D:D
-Reha

ahaha

bu nasıl bir bilinçaltının eseri olabilir aq
-Mahmut

:D:D
-Reha

bi de ey sik

madem delindin

kan man bişey olur di mi?

yok

sanki etten değil lastikten

üstüm başım battı

aq